
Gül ve Gülümseme, romantik ilişkilerin, mutluluğun ve kendine güvenin soyut ve somut ikilisini oluşturur. Yaşamının “temel gerekleri” sağlanmışsa, bir de toplumsal ilişki ve sorumluluklar açısından “çevre kirliliği” yoksa, gül ve gülümseme kişinin özgüveninin sembolü olarak dışa yansıyabilir.
Kişinin “asık suratlı” görüntüsü her durumda “sakıncalı” sonucunu vermez (bilindiği gibi).
Günümüzde ekmek kavgası veren tekel çalışanları (çalıştırılmayanları) için gül ve gülümsemenin hiçbir anlamı olmayacaktır doğal olarak. Ama onlar da bilir gül ve gülümsemenin zamanını….
Gül deyince aklıma geldi, Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül hep "gülümseyen biri" olarak bilinir. İşi düzgün olanlar, “ülkesindeki çevre kirliliğini” yok saydığı zaman gülümseyebilir, ama ona bizim orda gülümseme değil, “sırıtma” derler.
Gül deyince, Fetullah Gülen’i anmdan geçemeyiz (ünlü olduğundan). Karşılaştığım her hücre çekimi videosundaki vaazında ağlıyor olarak görülmesini soy adıyla bir türlü… elbette bağdaştırıyorum. O bir taktik.
* * *
Freud, “Leonardo tarzı yüzlerde hafif androjen ve gizemli ifadeye sahip resimlerdir. Bunun kökeninde ise, anneye duyulan aşırı sevgi ve bağlılık, onunla geçirilen mutlu anların bilinçaltında varlığı hep sürmüştür. Anneye bağlanıp kalma ve yüceltme sanatsal çalışmalarında gülümseyen kadınlarla yakışıklı oğlan başlarını konu alan eserler vermesinin ağır bastığını” söyler. (sanat ve sanatçılar üzerine/ S.Freud..
ANDROJEN: Testosteron ve andosteron gibi erkek cinsiyet özelliklerini oluşturmaktan sorumlu bir hormon. Erkekde tetislerde üretilir; kadınlarda da düşük miktarda bulunmaktadır....
Buradan anlaşılıyor, L. Da-Vinci’nin Hayat Öyküsünde , erkek eğemenliğinin gizini nasıl çözdüğü.
Aşağıdaki resim kılığındaki yazılar bir zamanlar C. Forumda samimi bir ortamda çetleşme gibi bir tartışmanın bir parçasıydı. arşivimde buldum da bu başlığa uydu sanki.









0 -Ya "SEN"ce?:
Yorum Gönder