2.10.06

KAPİTALİZMİN TÜREVLERİ

YÜZ KIZARTICI HAYATLAR
(yorumlayalım)

1-kapkaççılık
2-dilencilik
3-yolsuzluk
4-karaborsacılık
5-fırsatçılık
6-dolandırıcılık
.........

6 yorum:

Ece dedi ki...

Kadın ticareti(fuhuş) da eklenebilir şüphesiz..

saygılarımla

zihniorer dedi ki...

KADIN TİCARETİ
Evet Ece, gözünden vurdun konuyu yine. Bunu atlamışım; küçümsediğimden değil, aceledendir biraz.

Kadın ticareti, sınırsız özel mülkiyeti benimsemiş (feodal, kapitalis ve liberal) toplumların ağzını sulandıran bir sektör olagelmiştir.
Temeli yoksulluğun, varlığa doğru uzatılmış olan "umut çizgisi"nin üzerinde biçimlenen aşağılık bir eylemdir.
Yoksul doğu ve az gelişmiş ülkelerin yoksul ve tüketime özendirilmiş genç kızların hayalciliğine vurulan zincir, kurulan tuzaktır.
Dinler, bu ticarete karşı duruyor gibi görülse de, başka bir biçimde, bu kadar olmasa da, uygulandığı görülmektedir. Mehir denilen bedel ile birkaç kadın alındığı, ancak nikah ile temizlendiği varsayıldığı işler günümüze kadar getirilmiştir.
Sonçta, erkeğin cinsel egosu ve kadının (kızın) geçim ve lüks arayışı, bu denklemin bileşenlerini oluşturmaktadır.
Yazı uzamasın diye kesiyorum, devam edelim..

kaneze dedi ki...

vahşi kapitalizmden ehlileşmeye çalıştırılan bir kapatilizme doğru
dalgalanmalarla gidiyor.

kapıda kul olmak,
yani bir doğru söz söylediğinde, bir eleştiri mesela, üretimde ahlakla ilgili bir kaygı, kapının önüne konmak korkusu ile susmak.

işssizlik korkusu.

ebru(nehirida) dedi ki...

Merhaba;
Sayfa değişmiş. Konu yine güzel. Başka sitelerde yardım forulmarındayım. "YARDIM" tırnak içinde elbette. Herkesin alabildiğine duyarlı olduğu (mu acaba?) herkesin kanatlanıp uçmaya ramak kaldığı garip mekanlarda (belki ben de dahil) Ama öyle minik bir detayda o boyalı maskeler düşüyor ki şaşırıyorum. Sonrasında ismi ABARTI oluyor. Belki cümlelerim havada kalacak geçen hafta yaşadığım tartışma kavgalar nedeniyle böyle yazıyorum. Kapitalizm al şunu git, senin karkın doysun bugün için benimse o yabancılaşmış, içi boşalmış ruhum tatmin olsunları da dayatıyor. Her cümleyi "BİZ" diye baştıp "BEN" diye bitirtebiliyor.

zihniorer dedi ki...

Evet Ebru,
bizi unuttun sanmıştık. Aslında yeteri kadar ben de ilgilenemiyorum da forumla...yaz bitince daha canlı konularla ve yeni yüzlerle burada ve diğer dost bloglarında olacağız.
Yeni sayfamız Ece'nin hediyesidir.
Ece şimdi ABD'ye gitti 3 aylığına.

Başka sitelerde yardım forulmarındayım
Daha önce bana da önermiştin de adreslere girememiştim. HAKLISIN.. "DUYARLI MIYIZ?"

AfsarCelik dedi ki...

Zihni Bey'in özgürlük korkusu elbette ilginç...

Birilerinin komutasıyla çalışılınca daha ahlâklı olunabileceğini düşünmek bizim gibi geri kalmış toplumların aklına ilk geliveren çaredir.

HImmm...

Tabii " Ahlâksız olan yasaklansın!" demek ile kapitalizmle kapkaççılığı ve fuhuşu aynileştirmek arasındaki farkı bilememek de medeniyetsiz ir toplumun belli başlı özelliklerinden...

1- Ahlâksız olan her şey adaletsiz değildir. Adaletsizlik iki kişinin birbirlerine karşı eylemlerinde, temel haklarına yönelik yaptıkları herhangi bir tecavüzden ibarettir.

Evli olmayan iki insanın cinsel ilişkisi zina olarak tanımlanmıştır. Bazı toplumlarda bu SUÇ olarak da kabul edilmiştir.

İslâma göre haramdır ve SUÇTUR da...

Peki?.. Evli olmayan iki kişinin ikisinin ayrı ayrı evli olmaları, birinin evli diğerinin bek?1r olması veya ikisinin de bek?1r olması durumlarına göre zinanın cezası değişmekte midir? ( Suç sayıldığı toplumlara göre)Evet...

Yapılan işin adı aynı olmakla beraber şartlara göre suçun "derecesinde" bir değişiklik söz konusu olabilmektedir.

Bu değişiklik neye göredir? EYLEMİN SONUCUNA göre!

Eğer iki kişi de bekârsa gerek bunların hayatlarında bazı ihtiyaçları giderecek resmi ve meşru bir kuruma sahip olamayaışları gerekse tecrübesizlikleri gibi faktörlerden ve elbette bu eylemlerininin ZARARLI sonuçları çok sınırlı kalacağından cezanın derecesi de düşer.

Zatn eylemin "kötü" sayılması, yol açtığı kötü sonuçlardan ötürüdür.

Şimdi..

Diyelim ki islâmın ömgördüğü şekilde zinayı cezalandırmanıza rağmen zina olayını bitiremediniz? Bu durum islâmın bir zaafiyeti midir?

Diyelim ki insanlara: "Kardeşim yalan söylemeden, şiddet kullanmadan ve hırsızlık yapmadan istediğinizi alın satın!" dediniz ve buna rağmen yalan söyleyen, hırsızlık yapan ve şiddet gösterenler çıktı.. Bu durum sizin tanıdığınız özgürlük alanının kabahati midir?

İki durumundan gayrısı yoktur.

Ya insanlara nyi yapamayacakalrına dair çok net ve genel sınırlar çizer ve gayrısında onları srbest bırakırsınız...

Ya da sürekli şkild ne yapmaları gerektiğini dikte eden bir müessese oluşturur ve onlardan "ahlâkî" robotlar yaratmağa çalışırsınız..

kapitalizm insanların ahlâkıyla, başkalarının hakkına tecavüz etmedikçe ilgilenmez. O zaman dahi ilgilenmez, sadece yapılan tecavüzü derecesine göre cezalandırır o kadar..

Şimdi.. "Madem kapitalizm SINIRSIZ özgürlüktür, insnaın insanı parçalamasının da adıdır!" demek bu açıdan tam bir ilkelliktir, kapitalizmin ki bu kelime marks'ın UYDURMASIDIR bilimsel olanı liberalizmdir, liberalizmin ahlâk anlayışını okumak zahmetine girmeyen tembel beyinlerin hazılopçuluğudur..

Bunun dışında insanın ÖZGÜR bir birey olarak KENDİ AHLAKINI seçmesi imkânını tanıyan bir si,stem biliyorlarsa ojna uyabilirler....

Amaç insanların ahlâklaırnı bir ZOR yoluyla şekillendirmek midir? Yoksa onların özgürlüğünün her şart altında emniyeini sağlayarak, kötüye kullanımların cezalandırılması dışında hayatlarına müdahale etmemek midir?

Sayın Örer'in bu çirkin ve basit yakıştırmalarını, kendini liberal hissedn bir insan olarak esefle karşıladım..

Zihni bey'in smzlerinin altında yatan KÖLELİK PSİKOLOJİSİ, YÖNETİLME İHTİYACIDIR.

Bize " Ben özgür olursam ya kapkaççı ya da muhabbet tellalı olurum! Sakın ola beni serbest bırakmayın!" demektedir.

Bu görüşler onu bağlar ama ben ısrarla kendi ahlâkımı seçebilmeği savunmaktayım.. Burası cidden soğukmuş, acaba morga benzediği için olabilir mi? Zihni Bey lütfen kusura bakmasınlar...