31.8.07

MİKRO-EKONOMİ




Aile bütçesi de yazabilirdik konu başlığına. Hayır yazmayalım öyle; biraz fiyakalı olsun. Ne de olsa yabancı terimler içeriyor. Bizi de böylece ekonomist sansınlar. Bir makalede ne kadar yabancı kelime o kadar zor anlaşılmak… ne kadar zor anlaşılmak, o kadar da uzman sanılmak…

Bunu dedikten sonra, dalalım konumuza.

Eldeki kıt olanaklarla temel gereksinimleri en verimli sağlayabilmek, zekice davranmayı gerektirir.

Hoppalaaaa! diyecekleri duyar gibiyim.

“Şimdi, kıt kaynaklarla iyi beslenmek olanaksız (imkansız), bu durumda da zeki olmak olanaksız (A. Nesin'den esinlenerek), eee, bu paradoks mu?

Kaynaklar kıt ise (bunun vatandaşçası gelir az ise), zeka üzerine olumlu etki yapan B vitamini alamayacağız demektir. Hiç mi alamayacağız? Yok yahu, o kadar da çıkmazda değiliz. Belki büyük işler başarabilecek kadar zeki olamayacağız ama, en azından parmak hesabıyla da olsa, ağa-şeyh partisini değil, “bize göre olanını seçebileceğiz. Sonrası çorap söküğü gibi gelecektir ardından.

Parti seçimini 5 yıl sonraya erteledik de, şimdi elimizdeki kaynakla en verimli nasıl yaşanabilir? En azından B vitamini kompleksine nasıl yatırım yapılabilir?
Böylece fol yerine geçecek bu yatırım ile, daha fazlasını nasıl elde edebiliriz?

Kısır döngü ye mi düştük şimdi! Eyvaahh demeye gerek yok, kısır döngülerin de bir çeşit döllenme yolları vardır. İşte, yazımızın ağırlık merkezini burası oluştur(acak)malı/dır.

Bir insanın ya da bir aile bütünlüğünün geliri (kazanç) ile gideri (masraf) arasındaki hareketin hızı, insanın uygarlık gerekleriyle ne kadar yüzleştiğinin ölçüsünü verir.
Kişibaşına süt-et-elektrik-su-kitap-sanat-..ve benzerleri tüketimi miktarıdır uygarlaşmanın ölçüleri.

Hafiften, Makro’ya da bir gedik açalım:
sahip olduğumuz ulusal kaynakların (yıl içi) toplam değerini (GSMH), toplam nüfusa böldüğümüzde, elde edilen değer, her bireyin elde etmesi gereken (ideal) hedef değer olarak alınabilir; hatta alınmalıdır da…
Eğer, elimizdeki maaş ya da esnaflık kazancı, bu ortalamanın altındaysa, ilk hedefimiz (Akdeniz değil) ulusal paylaşma düzenine açılacak politik savaştır. Daha sonra, Pazar bilgisi ve bilincine sahip olmaktır. Dahası, eldeki eşyaları en verimli kullanabilmenin dikkat ve yeteneğini kazanmaktır.

Sonuçta söz konusu dikkat ve yetenekten sonra görülecektir ki, yaşam düzeyimiz bir-kaç basamak yükselecektir. Hak ettiğimiz kayıp değerlerin elde edilmesinde yapacağımız mücadele için de elimizdeki enerji kartları en azından “kare papaz” düzeyine ulaşacaktır.
Bu durumda, aşklarımızın ve sevgilerimizin de güvenliğinin alt yapısını nispeten kurmuş olacağız… Hani altyapı üst yapıyı belirliyordu ya?

gelecek yazıda bu girişin ayrıntılarını açalım…
saygılarımla

9 yorum:

Neverland dedi ki...

yazinizin devami var degilmi?

zihni örer dedi ki...

Evet neverland,
Devamı olmalı değil mi:) hayatın temel pratiklerini daha çok önemsememiz gerektiğini düşünüyorum.

Vereceğiniz ip uçları, daha doğru kanaldan gitmemizi kolaylaştıracak.

Les Chemins De La Liberte dedi ki...

Bir iktisat mezunu olarak mı konuşmalıyım, yoksa mikro ekonomi unsuru olarak mı??

Ben iki yakamı biraraya özellikle yaz aylarında getiremeyen biri olarak aslında bu konuda çenemi kapasam çok daha iyi olacak!

Daha bu sabah, bu yazıyı okumadan önce daha sistemli harcama yapmam gerektiği konusunda bir beş dakika!! düşündüm! Alt yapı hazır yani! Şİmdi üst yapıyı kurmam lazım:)

Ayrıca döndüm! Ve şiir konusunda yazdıklarını okudum:))Bence de okudukça güzelleşmekte:)))

Özge

zihni örer dedi ki...

Bir iktisat mezunu olarak mı konuşmalıyım, yoksa mikro ekonomi unsuru olarak mı??

Seni bu konuya Allah mı gönderdi, sen mi geldin sevgili Özge:))?


Ben iki yakamı biraraya özellikle yaz aylarında getiremeyen biri olarak aslında bu konuda çenemi kapasam çok daha iyi olacak!

Doğru!!! sen çeneni kapa da biz acemilere kalsın bu konu:))

Bıçak sapını yontmaz mı diyorsun şimdi?
İnanmıyorum, bir yerde dedim ya, sen parayı küflendirenlerden değilsin anladığım kadarıyla, "paranın gölgesinden" dahi yararlananlardansın gibime geliyor.

Daha bu sabah, bu yazıyı okumadan önce daha sistemli harcama yapmam gerektiği konusunda bir beş dakika!! düşündüm!
İyi ya, şimdi birlikte beş saat düşünebiliriz:) Demek aklın yolu hissedeilenlerin yoluyla çakıştı, aynı şeyleri düşünmüşüz.

Alt yapı hazır yani! Şİmdi üst yapıyı kurmam lazım:)
Tek başına kuramazsın boşuna yorma kendini:))
Kurarsın, sonra üç seçenek eşit ağırlıkta karşı karşıya gelir, çıkamazsın içinden. Hislerinin baskısı, taraf tutmana izin vermeyebilir.
Burada hakeme ihtiyaç hissedersin. Bunun için burdayız ya:))

Ayrıca döndüm! Ve şiir konusunda yazdıklarını okudum:))Bence de okudukça güzelleşmekte:)))
Özge

Şiirin güzelliği sabit durmakta,
Oysa asıl güzellik, onu anlamakta...

Les Chemins De La Liberte dedi ki...

Asıl güzellik onu anlamakta!

Hay ağzına sağlık Zihni!

Asıl sorun da burda değil mi?
Anlamaya çalışmak, anlama kapasitesine sahip olmak ve aynı şekilde düşünebilme kabiliyetinden mütevellit anlamak, kendini anlayabilen insanları bulmak, ya da seni anlayabilen insanların seni bulması, insan insana lazım lafının güzelliği ama anlama fiili gerçekleşmiyorsa insanın insana ezası ve cefasının insanı girdaba sürüklemesi ve nihayet no human no cry dedirtmesi ama yok illa da insan...anlayacak birileri dışarda bir yerlerde mutlaka vardır...

Ve anladığın için çok teşekkürler...

Özge

zihni örer dedi ki...

Asıl güzellik onu anlamakta!

Hay ağzına sağlık Zihni!


Ve anladığın için çok teşekkürler...

Özge


Sağolunuz efendim:))
yeteri kadar
B VİTAMİNİ aldığımdandır:))

Les Chemins De La Liberte dedi ki...

Aha!!

Ben de B vitamini sorunsalı var!

Eski bir vejetaryan ve yeni et yiyici! olarak daha fazlasına ihtiyacım olabilir:)

Neverland dedi ki...

biz ev aramakdan telef olduk walla Zihni Bey, benim cok begendigim bir ev var ama fiyati bizim butcenin kat be kat üstüne cikiyor.O evden sonrada baska evleri gönlüm tutmuyor.Cözün cözebilirseniz , nedir bunun förmülü : -)

zihni örer dedi ki...

Çok basit sevgili neverland.

Önce soracağım rakamları ver, sana basit bir yol göstereyim:
1-ailenin aylık geliri.
2-ailenin aylık (ortalama gideri.
3- aile giderlerini maddeler hailnde yazmalısın ki, harcama kalemlerinden ertelenebilecekleri borç bitene kadar çıkarmalıyız. Maksimum bir ödeme gücü oluşturmalıyız.
Bekliyorum kardeş:)

hadi bekliyorum bunları. İstersen msn de...