27.9.07

NAMAZ KILANLARIN VEBALİNİ ALMAK!







Konya otogarı
25/09/2007

***

Birinci diyalog:

--------------


-İndir ayağını o kanepeden!

*Sana ne benim ayağımdan!

-İndir diyorum sana!.. o kanepede namazlanlar var; senin ayağının bastığı yere mi sejde edecekler!

*ne namazlması, burası cami değil, Konya otogarının bekleme salonu.

-indirmezsen polis çağıracağım şimdi.

*Ne? Ben kap-kaç mı yapıyorum şimdi! Onları da pek yakaladıkları yok da

Görevli mi görevsiz mi, ne olduğu belli olmayan adam bir hışımla kayboldu ve bir polis memuru ile döndü.

-memur bey aha bu kız.

& burada namazlanların vebalini mi alacaksın, indir ayağını o kanepeden!

*memur bey, bir kere ayağımın altı kanepede değil, görüyorsunuz ayakkabımın arkası kanepeye değiyor.

& İndir diyorum sana!!

-Tamam indiriyorum.

Polis ve ne idüğü belirsiz o adam, kutsal görevin sevap kazanma başarı huzuruyla oradan uzaklaşırlar.

***

İkinci diyalog:

--------------

Kızım öğrenci misin sen?

-evet teyzeciğim.

Nerden gelip, nereye gidiyorsun?

-yarım saat yol yürüdüm, görüyorsun şu sırt çantamın içi kitap dolu. Ayaklarım kopuyor sanki yorgunluktan. Ayaklarımın altı ateş gibi yanıyordu, biraz dinlendirmek için uzatmıştım otobüsüm gelene kadar.

Evet, zayıfsın da, benzin de solmuş, yorulduğun belli oluyor.

Nereye gidecektin?

-Adapazarı’nda öğrenciyim teyze.


*****

Üçüncü diyalog

---------------

Alo kızım? Bak sana bir şey hatırlatacağım, çok önemli! Konya otogarına geldiğinde, sakın ha ayaklarını oturulan kanepeye dayama ha! Nedenini sonra anlatırım. Polis müdahale ediyor, ne olur ne olmaz, sonra bizi uğraştırma ha? Burada az önce bir olay yaşandı, senin de başına gelmesin diye uyarıyorum. Hadi şimdi kapatıyorum


BENZERLİK:

Erdoğan: Türban yasağı anayasayla bitmeli

YAZININ TAMAMI

******

Şeriat şakası gerçek oldu

Malezya'daki laik hareketin başını çeken avukat Malik İmtiaz ülkenin nasıl bugünlere geldiğini şu sözlerle anlatıyor: Başlangıçta olup bitenleri ciddiye almıyorduk, 'Malezya, Afganistan mı, İran mı olacak yani?' diye şakalaşıyorduk...


İşte Malezya / 2 - Ece Temelkuran
FOTOĞRAFLAR: Yurttaş Tümer

YAZININ TAMAMI

---------------------------------------------

14 yorum:

Adsız dedi ki...

Zihni Bey,Merhabalar,

Uzun zamandır değil yazı yazmak,forumlarda yazılan yazıları bile okuyacak fırsatım olmuyordu.Ama dostlarımın kalbimdeki sevgi ve saygılarının karşılıklı olduğunu ummam bile biraz olsun içimi rahatlatıyordu.

Aslında bir ,iki ay kadar sonra forumlardaki tüm dostlarımı ziyaret edip ,helallik dilemek isteyecektim.Nedeni,Allah kısmet ederse Aralık Ayında eşimle birlikte Hacca gidecek olmamdı.

Bunu en azından siszin bloğunuzda çabuklaştırmış olamamın nedeni,yaklaşık 1 Yıldır yazı yazmadığım kendi bloğuma göz atarken Sevgili Devedikeni'nin aşağıdaki iletisini görmem oldu.

'''Taa eskilerden kalma bu sükûn mekâninda adimin geçmesi, arkadaslarimin dualarinda oldugumu bilmek ne kadar sevindirdi beni!

Gönül kizim ve zamaninda sinavlari için benden dua istemis bir digeri... dualarimdadir her gün.

Geçen ay ortanca baldizimi kaybettik. Burada okudugum bir cümle, hemen hemen esimin, üzüntülü bir arkadasina verdigi cevapti:
"Öldügüne üzülme, yasadigina sevin!"
Baska bir dilde, baska bi mekânda...

Sevginin dili birdir'''

Kendisi bu iletiyi ne zaman yazdı bilmiyorum.Ama okuduğumda ,nasıl daha önce farketmedim diye çok üzüldüm.

Sizden ricam eğer kendisi ile görüşme imkanınız olursa her zaman dualarımda olduğunu ve acısı için taziye dileklerimi iletebilir misiniz acaba?

İnşallah tekrar bloğunuzu ziyaret edip Hacca gitmeden önce görüşmek en büyük dileğim.Ama yine de siz de hakkınızı helal edin olur mu?Farklılıklara rağmen hayatın paylaşılabileceğini en iyi şekilde gösterdiğiniz için....

En içten selam ,sevgi ve dualarımla....CEREN

Elestirel Gunluk dedi ki...

sahi bu dialoglar gercekten olmus mu?

zihni örer dedi ki...

Mehaba Ceren Hanım,
"yüzünüzü gören cennetlik" denir ya:)) işte öyle bir şey.

Ama dostlarımın kalbimdeki sevgi ve saygılarının karşılıklı olduğunu ummam bile biraz olsun içimi rahatlatıyordu.

Çok haklısınız, hayatın bazı nüktelerine bakışımız farklı olsa da, değer verdiğimiz ortak noktaların önemini ıskalayamayız tabi. Sizinle tanışmış ve sizi tanımış olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.
Düşünce farklılıklarını aşan dostlukları daha da ileri iten nedenlerimiz vardır.

Allah kısmet ederse Aralık Ayında eşimle birlikte Hacca gidecek olmamdı.

Sizin adınıza inanın çok sevindim. Çünkü (bana göre) mutlu olacaksınız:)

Devedikeni Ağabeyimize adresinizi ben vermiştim.


''Taa eskilerden kalma bu sükûn mekâninda adimin geçmesi, arkadaslarimin dualarinda oldugumu bilmek ne kadar sevindirdi beni!
Duamız kabul olunur mu bilemem ama :)) Sizin bizde bıraktığınız güzel izlenimlerin etkisidir. Forum ortamında düzeyli tartışmalarınız ve alabildiğine insancıl duygularınız ve uslubunuzun ANITIdır buradaki "adınız":))

Sizden ricam eğer kendisi (Devedikeni)ile görüşme imkanınız olursa her zaman dualarımda olduğunu ve acısı için taziye dileklerimi iletebilir misiniz acaba?
BAŞIM ÜSTÜNE Ceren Hanım.

Sevginin dili birdir'''
İşte budur en fazla ortak noktamız. Sizin de bir Hristiyan Dostumuzla (Devedikeni) bu kadar sevgi-saygı potansiyelinde olmanız:)

İnşallah tekrar bloğunuzu ziyaret edip Hacca gitmeden önce görüşmek en büyük dileğim.Ama yine de siz de hakkınızı helal edin olur mu?Farklılıklara rağmen hayatın paylaşılabileceğini en iyi şekilde gösterdiğiniz için....

En içten selam ,sevgi ve dualarımla....CEREN

Hakkımız varsa eğer tamamen HELAL OLSUN Ceren Hanım. Eşinizle birlikte, size Hac yolculuğunuzda mutluluklar ve başarılar dilerim. Eşinize de saygı ve selamlarımı sunarım.

zihni örer dedi ki...

sahi bu dialoglar gercekten olmus mu?

Sn. eleştirelgünlük merhaba,

Bu diyaloglar gerçekten, olmuştur ve birinci ağızdan yazılmıştır buraya.
Hiç abartılmadan ve eklenmeden...
Asıl yorumlar burada başlamalı.

ziyaretinizle "gönül dağarcığımdakiler"e alındınız, teşekkür ediyorum.

Adsız dedi ki...

Zihni Bey,

Bütün iyi dilek ve dularınız(Ben dualarınızın karşılık bulacağına tüm samimiyetimle inanıyorum)için ve Sevgili Devedikeni'ne ulaşabilmek için sizi aracılığınıza başvurmam gerektiği ve bunu kabul ettiğiniz için gerçekten çok teşekkür ediyorum.

Forumlarda tanıdığım insanların ,birbirlerini hiç görmedikleri,seslerini hiç duymadıkları halde,sanki yılladır birbirlerini tanıyor gibi hissetmeleri ve o oranda sevgi saygı duymaları öyle güzel bir duygu ki.Ben de sizleri tanıdığım için gerçekten mutluyum.

Zihni Bey,Sevgili Devedikeni'nin , bu sayfayı okuma ihtimali ile izninizle şunları yazmak istiyorum.

Sevgili Devedikeni,
Babalar Gününde rahmetle andığım bir babam vardı ,şimdi onunla birlikte hayır duaları gönderdiğim birisi daha var.İnanıyorum ki dualar bir şekilde muhataplarına ulaşır.

Biliyor musunuz,Funda Kalaycıoğlu'nun "Nüveyre"isimli romanını siz tavsiye etmiştiniz ve hemen alıp okumuştum,hatta iki dafa))).Geçenlerde bir arkadaşım benden roman istediğinde, hemen o kitabı verdim.O kadar beğendi ve reklamını yaptı ki,kitabın bana dönmesi için diğer arkadaşların okumasını da göz önünde bulundurursam oldukça uzun bir süre geçeceğe benziyor)))

Bir daha yazma fırsatım olur mu bilmiyorum,ama bildiğim tek şey,dostlukların zman,mekan,mesafe tanımadığı.
Son olarak...Neydi?

"Allahım,Layık Kıl,Hayrını Göster,Mahrum etme,Olmayana da lütfeyle AMİN"

Zihni Bey,

Eşime de ,iyi dilek ve dualarınızı ilettim.Her şey, ama herşey için çok teşekkür ediyorum.

Yüzünüzden gülümseme kalbinizden sevgi eksik olmasın olur mu?

Selam ve saygılarımla....CEREN

sad-ece dedi ki...

zamanında sinavlari için benden dua istemis bir digeri... dualarimdadir her gün.

canım benim ya:((
bu ben oluyorum..
hemen bir mail yazmalıyım kendisine..

sad-ece dedi ki...

Sevgili Zihni abi ciğim,
Konya Otogarındaki münferit olay benzeri olaylar, bence her zaman, değişik mekanlarda zaten olagelmekteydi..
Şimdilerde, yani AKP nin % 47 oy alıp iktidara gelmesinden sonra, bu tür olaylar medyaya daha sık taşınır oldu..
Korku paranoyası ve darbe çağrıları, "paşam bizi koruyun" imaları, bence ülkemizi çok daha fazla yıpratıyor..
Akıllıca hareket edip, eğer korkulan gibi olacaksa, emanet verdiğimiz oylarımızı geri alırız, olur biter..
NO PANIC:)

sevgilerimle..

zihni dedi ki...

Sevgili Ece,
2 Ekim akşamında cnn Tv.de bu konu tartışılıyordu. Malezya'ya bu konu için giden gazetecileri, Ahmet Hakan konuşturoyordu. İzlemeni isterdim (belki izlemişsindir). Bu sayfadaki "diyalogları, altındaki Ece (adaşın) Temelkuran'ın yazısından bağımsız okursak, dediğini gibi panik yapmaya gerek yok gibi durur.
Bu konunun, tabi ki AKP'yi de aşan, daha derin bir konu olduğunu düşünüyoruz.
Benim gibi düşünenlerin, aslında bu gidişatı kendi çapında pek sorun yaptığımız da yok doğrusu.
Bu düzende (daha önceleri dediğim gibi) yeşil-kara-gri sermayelerin iktidar kavgalarında, birinden yana olmamız gerektiğini düşünmüyorum. Hatta çok gereksiz ve çelişki olduğunu demeye çalışıyorum.
Gündem maddesi olduğu için ve bu olayın görgü şahiti malumuz (yakınım) olduğu için, yazma gereği duydum.
Bana göre işin özü, mevcut düzene yoksulları taraf etme senaryosundan başka sonuca götürmüyor. Uyanık olunursa, emekçi nesiller bunlardan birini çıkarını kollama gibi bir dalgınlığa düşmemeli.
sevgiler efendim. Şunu da diyeyim de öyle bitsin cümlelerim:varlığın bu sayfaları şenlendiriyor:))

ebru dedi ki...

Konya ile ilgili birşey görünce tüylerim dikiliyor. Topyekün bir şehrin insanını karalamak istemem ama orada üniversiteyi okumuş biri olarak kendi haritalarımdan sildiğim bir şehir:)

Ece dedi ki...

Sitenin temasını değiştirelim :)
mailinize bir bakıverin lütfen..

tolga dedi ki...

Selamlar Zihni Bey.

Buna benzer bir olayi ben de yanibasimdaki bakkal agabeyimden duydum. Burada paylasayim. Kendisi Hatayli bir Arap alevisi dostum ve gunlerden bir gun Ankara'ya sinava girecekken otobus bir iki kisi namaz kilacak diye durduruluyor 10 dakikaligina.. Fakat aradan gecen zaman 10 dakikalari asinca, benim arkadas artik sinava gec kalacaginin da telasiyla sofore "hadi gidelim artik, bizi urada sirf namaz icin bekletmeyin" deme cesaretini gosteriyor. Cesretini gosteriyor diyorum cunku, aslinda diger yolcular da ivten ice sikayet ediyorlar. Ve sonunda Turkce aksanindan sofor arkadasimin Alevi olup olmadigini sorup ogrendikten sonra "cenabet birini aracina alamayacagi gerekcesiyle" kendisini zorla otobusten indiriyor! Arkadasim bir mola yerinde ortalikta kalinca caresiz, polise basvurmakla yapabilecegi en kotu isi yapiyor; cunku polis kilini bile kipirdatmiyor..

Ama Turkiye laik tabii.. Tabii yanlis anlasilmasin ben "laikci" falan degilim; misal Alevileri en basindan beri hice saymis boylesi bir sakat Kemalist laiklik anlayisi olursa, dogal olarak bunun karsisndaki yobazliklar da gorulecektir. Sonucta orasi Turkiye!

Bu ulkede, ezilenler (dindar ya da degil) sadece demokrasi temelinde bir birlik gostermedikce bir halt olmaz. Ermeni, Islamciyla dayanisacak; Alevi Ermeni ile; Escinsel Kürtle..

Adsız dedi ki...

:( İki ara hemen Konya'nın adını sokuşturmuşsunuz yine. Bu olayı aktaran sayın kişi çok iyi biliyor ki bu olay Konya'nın gerçek havasını yansıtmıyor. İnsafsız bir örnek bu. Sırf görüşlerine dayanak olsun diye koca bir kenti bu kadar kolaylıkla gözden çıkarmasının değerlendirmesini bu arkadaşımın kendi vicdanına bırakıyorum.
Allah kimseyi şamar oğlanına döndürmesin.
"Türkiye Malezya olur mu?" sorusuna gelince, biz salak mıyız? İnsanlığın ve bunca yıllık cumhuriyetin birikim ve getirilerinden vazgeçip örneğini gördüğümüz o ilkel, nereye çeksen oraya gidecek sistem(sizlik)lere dönmeye razı olacağımızı kim söylüyor size? Bir an oturup "acaba ben mi değerlendirme hatası yapıyorum?" diye sorar mısınız kendinize?

zihni dedi ki...

Ebru yılda bir değil, günde bir görebilirsem burada izini, daha da mutlu edersin beni,
sevgiler.

zihni dedi ki...

Tolga bey merhaba,
değindiğimiz bu olaylar şu aşamada pek tehdit saylmaz gibi anlşaşılsa da, ilerisi için ve belli bölgelerde oldukça endişe verebilir diye düşünebiliriz.

Haklısın bir yerde bir gurup düzen tarafından kayırılırsa, karşısındaki gurupların hırçınlaşması da doğal karşılanmalıdır.
Örneğin, türk milliyetçiliğinin şımartılması karşısında kürt milliyetçiliği kışkırtılmış olur.

Ama, şeriata sinyal çakan eylemler böyle bir tepkisellikten değil, kendi özünden yola çıkar.

Günümüzde kullanmayaın demokrasisini kullanıyorlar. Bu kanaldan gidilince, demokrasi de güven vermiyor.