17.12.07

Yaman'ın Siyaseti

Sevgili A. Şahin göndermiş bu videoyu, (teşekkürler)

"Bitmemek İçin Savaştığımız Kadar İnsanız!" diye not düşmüş altına



Filmdeki Yaman Bey, İdare edemez, etmemelidir. Kişi başına düşen milli gelirin 7 bin dolara çıktığı(!) bir dönemde, ulusal dedikleri dış borçlar şimdiden (hatta Yaman sıfır yaşındayken) Yamanların boynuna borç yazıldığı bir düzende Yaman Bey nasıl idare etsin ki?

Belli ki O’nun kapitalist düzene karşı “yaman” bir duruşu vardır.

Aman Yaman Bey, Bu asil duruşu Anneler anlayabilir de, (Devlet) Babalar anlamadı bu güne kadar.

Ulusal-toplumsal üretim ve paylaşımdaki kronik eşitsizlik karşısında siyasallaşma zorunluluğunu hissedip tepki veren büyüklerin “iç düşman” olarak mahkum edildiği bir tarihin mirası acaba yaşı küçük, dikkati büyük Yamanların doğal duruşlarını hangi maddeden yargılayabilirler?

Ama, böyle giderse Yaman, şimdiden “minik sakıncalılar” listesinin başına yazılabilir! Tırnağıyla kazıyarak bir meslek edinebilir Yaman, belki bir üniversite bitirir, belki bir işe girer ama, asla makam, mevki ve maddi hakkını adilce kullandırmazlar. Ömrünün en güzel yılları, boğaz tokluğuna çalışarak ve çevresinde gördüğü ve yaşadığı çarpıklıklara kahrederek geçecektir yaşamı.

* * *

Gırgır Dergisi'nin kapak sayfasında bir karikatür vardı çok eskilerden.

İki işçi, öğle yemek paydosunda bir ağacın gölgesine "T" şeklinde uzanıp (birisi kafasını diğerinin karın boşluğuna yaslayarak), dinlenmeye çalışmaktadırlar. Ücretlerin (her zaman olduğu gibi) düşük olduğu ve öğle yemeği peşin parayla yendiğinden, yemek parasını tasarruf etme düşüncesindeler.
Yarım saatlik uzanıştan sonra, işçinin birinin karnı açlık gazından dolayı guruldamaya başlar. Kulağı karın boşluğuna dayalı olan, "Ahmet gardaş, karnın siyaset yapıyor haaaa! Patron duyarsa işten atar Allah korusun:))"

Yorum böyle...


* * *
Alın teriyle geçinen insanlar, yaşamının altın yıllarını sadece üretmeye ve uyumaya ayırmaktadır günümüzde bile. Ama başkasının alınteriyle geçinenlerin ve kazancını eğlence sektörüne bağlayanların gönlünü-gözünü tatmin etme fırsatı, emekçilerin çalışmaya ve uyumaya ayırdığı zaman oranından fazladır.

İçinde yaşadığı ülkenin ulusal ekonomik miktarı ne kadar yüksek olursa olsun, çalışanlarının bundan payına düşeni alma kapasitesi, örgütlü güç ve onun dinamizmi kadardır ancak. İşin bu püf noktasına daha çok din ve milliyet ülküsüyle müdahale ederek başarılı da olmaktadırlar.

Pasif bireylerden oluşan sürü toplum, hem politik hem de kapital iktidarı için bulunmaz bir yapılanmadır

Arada bir pasifliği ödüllendiren politikaları da vardır düzenin. “Sana da çıkabilir” umudunu satışa çıkarırken bile olağanüstü kar sağlarlar. Duayı parayla satanlar gibi tıpkı, umudu satarlar.

Çalışanların iş bulma şanslarını(!) iş bulamayanlarınkine kıyaslarken “nasip” ya da “kader-kısmet” kavramıyla yedek bilinç kutusu haline getirirler bu tuzağı. Toplumun bu yapısı demokrasicilik oyununda ana omurgayı temsil eder.

Sosyalizm, videodaki Yaman Bey’in doğal tepkisinin siyasallaşmasından başka şey değildir. Bir de karın guruldamasının sözcük ve işlevlerle ifadesi…

Ama yanındaki ek videolarda görüldüğü gibi, küçükse sulandırılarak alay konusu haline getirilir; büyükse “vatan haini” damgasına kadar götürülür.

O zaman da Nazım Hikmet’in dediği olur: Vatan Haini



9 yorum:

Ebru dedi ki...

Yaman'a bayıldım. Yaman başkaldırısına da. Umuyorum sesi hep böyle çıkar hayatta ve hep tepkisini dile getirir.
Çocuklarımızdan öğreneceğimiz ne çok şey var aslında. Sonuç ne olursa olsun tepkilerini göstermek konusunda bir çoğumuzdan çok daha ilerideler.

Elestirel Gunluk dedi ki...

Cok guzel bir yazi olmus.Elinize yureginize saglik...

zihni dedi ki...

Yaman'a ben de bayıldım Ebru:),
Yaman Abim benim idolümdür artık:))

"Engin eşeğe çıkan çok olur" süzü, tepkisiz birey ve toplumlar için söylenmiştir.

Kapitalizmin övgüsünü hak eden birey kalitesi, "koşulsuz itaat+verimlilik" ile ölçülmekte! "Paylaşım" talebi, "küfür" yerine konulmakta....

Haklısın, Yaman'lardan öğreneceğimiz önemli şeyler vardır.

zihni dedi ki...

Teşekkür ediyorum eleştirel günlük,

eksiklerimizi burayqa yorum bırakan can dostlarım tamamlayacaklarını biliyorum.
Eleştiri ve öneriler elbette düşüncelerimi olgunlaştırmaya yarayacaktır.
Beğeniniz, ayrıca yüreklendirecektir beni eminim.

Açalya dedi ki...

Yaman beni gulmekten oldurdu burada, yaziniz ise ayaklarimi yeniden yere bastirdi. Sizi okumak yine cok guzeldi.
Iyi bayramlar, iyi seneler.

zihni örer dedi ki...

Açalya Hanım merhaba,

Evet, Yaman, yaman delikanlı olacağa benziyor:))

yazımı beğenmeniz gururlandırdı ve yüreklendiridi ayrıca. Sağolun efendim.
Yalnız, Dante Bey'den de sürprizler bekliyoruz ayaklandığında:)

Ama Dante Bey İDARE KONUSUNDA nasıldır acaba? Şükürcülerden olmayacağı kesindir.

Ve Son olarak, EVLİLİK YIL DÖNÜMÜNÜZÜ + BAYRAMANIZI + YENİ YILINIZI BURADAN KUTLUYOTUM.
Malum, blogunuz "harem-selam" mekanı gibi:))
(şakadır tabi ki bu)

asliberry dedi ki...

Zihni Bey merhaba,

Yaman ancak anasına baş kaldırır:)

İnsanların hak edilmemiş mutlulukları da, mutsuzlukları da sürer gider.

zihni örer dedi ki...

Aslıberry hoş geldin sezi-yorum diyarına.

Yaman ancak anasına baş kaldırır:)
diyorsun. Bu (sitemli) ince eleştiriyi erkek dünyasına mı,yoksa Türk toplumunun verdumduymazlığına mı serpiyorsun:)
Her iki durumda da sonuna kadar haklı olduğunu düşünüyorum.

Böyle gelmiş böyle gitmemesi için umutlarımızı canlı tutmakta yarar olduğu da kesin.
Yani yılda yeşeren umutlar diliyorum tüm mağdurlara.

zihni dedi ki...

Not:Aslıberry Yaman'ın Annesi olduğunu bilmiyordum, sonradan öğrenmiş oldum. Sürpriz oldu:)))