13.4.08

İdam cezasına karşıyım AMA???

http://www.youtube.com/watch?v=O3aalHkxjQE&feature=player_embedded



HABER: İtalyan gelin öldürüldü
İtalyan gelin ölü bulundu
Gelinlikle dünya turuna çıkan ve Türkiye’de kaybolan İtalyan Sanatçı Pippa Bacca’nın cesedi, Gebze’nin Tavşanlı Köyü Sarıbayır mevkiinde bulundu. Olayla ilgili olarak sabıkalı bir kişi gözaltına alındı

* * *



1-(İdam cezasına karşıyım ama) katil zanlısı "Murat Karataş" gibilerin sayısı -bizde- çoğalarak artıyorsa, örneğin 20 ytl'lik bir cep telefonu için gözünü kırpmadan insan öldürüyorsa; evlerde, sokakta, heryerde, ölümüne yapılan soygun ve bebeklere tecavüz sıradan olay haline geliyorsa,

"suçu", DÜZENSİZLİĞİ SERT ELEŞTİRMEK olan (sözde) "FİKİR SUÇLULARINA" devlet tarafından yapılan şiddet eylemi ve dışlanma-suçlanma cezası diğerinden tehlikeli bulunuyorsa,
suçlu kim?

2-(İdam cezasına karşıyım ama) Murat Karataş gibileriyle,Pippa Bacca'lar arasındaki genel fark, toplumları yöneten insanları seçerken dikkate alınmıyorsa, suçlu kim?

3-(idam cezasına karşıyım ama) tecavüze uğrayan kişi, bir ölüm borcunu hacizle ödüyor ama, tecavüzcü aslında asıl tecavüzü öcelikle kendi (olmayan) insanlığına yapıyor, sonra da sistemin insanlarına ulaşabilme yetenek ve anlayışına yapıyorsa, suçlu kim?

O kendini biliyor ama, O'nun da karakterinde tecavüz varsa, bu üç bilinmeyenli denklemi çözmek isteyeceğini düşünemiyorum!
İdam cezasına değil ama, idam cezasınının nedenlerini ciddiye almayan sistemlere karşıyım.
---------------------------
Konuyla ilgili dost linkler:
Cumhuriyet Forum
Gaykedi
Aslıberry

16 yorum:

Goddess Artemis dedi ki...

Gaykedi'nin Gelinlikli Kız adlı yazısında alıntı yaptığı Sunay Akın şiiri yüreğime loğ taşı gibi oturdu. Ağlayamadım bile... >:-(

gaykedi dedi ki...

idam cezası dünyada çok artışılan bir konu, idamın türlü şekilde uygulandığı toplumlarda suç oranının düşürmediğinin bilimsel olarak kanıtlandığını bir bilim dergisinde detaylarıyla okuduğumu hatırlıyorum, sorun suçun kaynağı.

örneğin amerika bir şiddet ülkesi ve dünyanın en çok idam yapan ülkelerinden de biri, tüm dünyaya da aksiyon filmleriyle, bol kanlı bilgisayar oyunlarıyla, işgalleriyle suç ihraç eden garip bir ülke, oysa mesela avrupa ülkelerinde idam yok, suç oranı oldukça düşük ve tabi yaşlı kıtada bir silah dükkanına gidip elini kolunu sallayarak envayi çeşit silah alamıyorsun amerika gibi...

Neverland dedi ki...

cok üzüldüm gercekten...Artik biktik ayni seyleri tekrar tekrar duymaktan...Tecavüz edildi, öldürüldü...Turkiyede bayan olarak yasamak gercekten cok zor...Baskici bir toplumda, mide bulandirici sahneler ve kimsenin hicbirsey yaptigi yok...Bu adam yine elini kolunu sallayarak cikar yakinda...

zihni örer dedi ki...

gooddes artemis,
sağolunuz efendim, o linkte daha ayrıntılı ve net anlatmış sevgili gaykedi ve konukları, altta ek link verdim.
Aynı duygu ve tepkileri paylaşanların sayısı arttıkça birazcık rahatlar gibi oluyoruz.

zihni örer dedi ki...

Sevgili gaykedi,
19 yaşımdan bu yana, (siyasal çizgimi bulduğum başlangıç yılım) idam cezasına hep karşı olduğumu söyledim, yazdım, çizdim, bağırdım... Şu an da karşıyım tabi ki. İşte böyle akıl almaz olaylar bu düşüncemi yaralıyor.
Sonucu şuna bağlıyorum, sistem kendi ürettiği sapkınları idam edebilir ama, benim düşlediğim sistemde idama yer olmayacak diye düşünüyorum, kısaca...

zihni örer dedi ki...

Sevgili neverland,
yokluğun büyük boşluk yaratıyor buralarda inan ki:) neyse, sağlıklı ve mutlu haberin yeter bize, tekrar hoş geldin.

Sen de değinmişsin aynı konuya, paylaşım moral katsayımızı artıyor ancak, ama bu kangren durumunu çözmek için bir "büyük" bürokratın yakınlarından biri tecavüze uğramalı sanırım. (Asla istemem böyle bir şeyi) ama, anlaşılabilmesi bakımından bir kıstas olsun diye söylüyorum.

Adsız dedi ki...

Hepsi iyi doğru. ve olanlar insanlık adına gerçekten çok çok çok utanç verici. yüz kızartıcı bir durum da....
Ama, lakin, fakat yahu kadın sırtında "gelinlikle" bir yola çıkmışsın.
Geçeceğin ülkeleri bir araştır, incele.
Gelinlik her yerde barış anlamına mı gelir???
daha doğrusu gelinlik -masumiyeti evet-, ama ne zaman barışı anlattı yahu?
Gelinlik barışı mı temsil eder, yoksa eğitimsiz abaza!ların aklına başka şeyler mi çağrıştırır?
Yani başına gelenler de kendi dangalaklığının yüzdesi de az değil diyorum kısaca.
(Bu söylediklerim katili haklı çıkarmaz asla, bunu da kesin olarak belirteyim. Ama maalesef bu ülkede böyle abazan gerçeği de var işte. Bir gün herkesin "insan" olması dileği ile.)
idam cezasına da hiç karşı değilim!!!!!!

zihni örer dedi ki...

sn. isimsiz,
CAn Dündar Milliyet G. de yorumunuza cevap gibi yazmış:

Can DündarAda
can.dundar@e-kolay.netİtalyan gelini öldüren sistem
Her ülkede tecavüzcüler var, ama sadece bizde kollanırlar

İtalyan “barış gelini” Pippa’nın, otostopla Avrupa’yı kat ettikten sonra Türkiye’de tecavüze uğrayarak öldürülmesi kamuoyunda büyük utanç yarattı. Ailesine “Vallahi biz böyle insanlar değiliz” mesajları yağıyor.
Sabah’ın haberine göre, günlerdir aranan katil, olaydan sonra kurbanının kayıp olduğu haberini misafir kaldığı evin televizyonunda izleyince şöyle demiş:
“Tecavüz edip öldürmüşlerdir. Hangi şerefsiz yaptı acaba? Bizi AB’ye rezil edecekler.”
Trajikomik değil mi?
Katil bile imaj derdinde; kıydığı candan çok “El âleme rezil olacağız” diye üzülüyor.
* * *
Şimdi “canavar”ı yakaladık.
Pippa’nın annesinin “Her ülkede olur böyle şeyler” ifadesine dört elle sarıldık.
Samimiyetle özür dileyerek vicdanımızı rahatlatmaya çalışıyoruz.
Ama rahatsız edici soru hâlâ orta yerde duruyor:
“Her ülkede olan şeyler” neden burada daha çok oluyor?
Neden aynı kıyafetle bütün Avrupa’yı kat eden bir genç kız, Türkiye’ye gelince tecavüze uğrayıp öldürülüyor?
Çünkü Pippa’nın annesinin dediği gibi, “Kötü insanlar her yerde var” ise de, galiba sadece Türkiye’de kollanıyor.
* * *
Bakın; daha 6 ay önce Samsun’da 12 yaşındaki kızına tecavüz eden babaya 5 yıl ceza indirimi getirildi.
Gerekçesi, suç kadar utanç vericiydi:
“Adli tıp raporuna göre tecavüzden sonra kızın ruh sağlığında bozulma saptanmadı.”
Ünlü bir mankene sevgilisi uyuşturucu verip tecavüz etmişti; ama mahkeme “Tecavüzcünün mağdureyle olay öncesi cinsel yaşamı var” diye “en alt sınırdan” ceza vermişti.
“Irzına geçilince ruh sağlığı bozulmayanlar, evlilik dışı cinsel yaşamı olanlar, tecavüzü hak eder” diye düşünüyordu maço adalet anlayışımız...
Bu anlayıştan hareketle tecavüze uğrayanın bakire olması “ağırlaştırıcı neden” sayılıyordu.
Biliyor musunuz; kadının çığlık atıp yardım istemesiyle yarım kalan tecavüz eylemine yarı yarıya ceza indirimi yapılıyordu bu ülkede... Yargıtay durdurdu.
2004’e kadar Ceza Yasamız, örf için namus cinayeti işleyene, örneğin tecavüze uğrayan kızını öldürene “tahrik” sebebiyle ceza indirimi uyguluyordu.
Tecavüz suçu, eski Ceza Yasası’nın “Kamu Ahlakı ve Aileye Karşı Suçlar” bölümündeydi. “Kadının bedeni, kamunun ilgi alanındadır; cinselliği de ailenin sorumluluğundadır” demekti bu... AB’ye uyumlu yeni yasayla tecavüz, “Kişilere Karşı Suçlar” bölümüne alındı.
Belki bilmeyenler vardır; cinsel tacizde “çocuğun rızası” diye bir koşul vardı. Bu durumda tacizcinin cezası indiriliyordu.
Evlilik içi tecavüz suç kabul edilmiyordu.
Tecavüzcü, tecavüz ettiği kızla evlenirse affedilebiliyordu.
* * *
“Her ülkede olur”, “Yapan, cezasını bulur” diye kendimizi kandırmayalım:
Bizde tecavüzün ardında koca bir tarih yatıyor.
Tecavüzcülerin şanlı ve kanlı tarihi...
Sadece kültürel olarak değil, yasal olarak da tacizciyi kollayan, sırtına vurarak onu tecavüze yollayan bir tarih...
Önce yasaları, sonra kafaları değiştirmeden kadınlar serbestçe gezemez buralarda...
Ya Pippa’lara başka güzergâh önereceğiz; ya biz bu yolu değiştireceğiz.

Elestirel Gunluk dedi ki...

Geykedi hakli sorunun cozumu kokenlerinde ve icine ettigimin erkek egemen kulturunde. Butun varliginin merkezine PENIS tanrisini koyanda. Ulan erkek olmaktan utanir olduk yahu...

Adsız dedi ki...

Benim yorumumda sadece bu ülkenin gerçeğini dile getirmekten öte, tecavüzcüyü koruyan tek bir satır bile yok!
Ve katilin derdi elaleme rezil olmak değil, hiiç sanmam. amacı:
1-kendi bildiği gerçeği,dolayısıyla şüpheleri kendinden uzaklaştırmakistemiş
2-ve yine bu ülke gerçeğini vurgulamış. Farkındaysanız,insanlığa mahcup olduk diyen çok az. çoğunluğun dilinde AB.ye rezil olduk!!!Bu benim hiç umurumda değil açıkçası.

Ama şu san'atçi!! takımının tuhaflığı kendinden menkul barışa!hizmetleri! de çok ta komiktir.
Bir gün oturduğum taşra şehrinin sokaklarında bir gösteri izlemiştim.siyah beyaz korkunç giyinmiş gençler acaip acaip sessiz hareketler yaptılar.
(O günlerde yeni olan) Irak'ın Amerika tarafından işgalini protesto ediyorlarmış!! Hey Allah'ım Amerika'nında bundan haberi oldu ve ödü koptu, vazgeçti işgalden dimi?:)))
----------
Keşke yaşasaydı,başına bunlar gelmeseydi...
onu o zaman tanıyıp rastlayıp şunları sormak isterdim gerçekten:
-koyu katolik olduğun belli,
gelinlikle kendini Meryem ana bakireliğinde, kutsallığında sanmışsın besbelli.
Yahu ebelerin ayaklarını yıkayınca dünyaya barış mı gelecek?yoksa sen nefsini ezip meryem ana olacağını mı sanıyorsun?
(sizin videodaki resimlerde hiç makyajsız tam benziyor meryem ana tasfirlerine)


Neyse:
Aslıberry hanımın dediği gibi bu ülkede, iiiiilk önce erkek çocuğu yetiştirme modelinin değişmesi gerek çok çok acil!!!

Sonra da cezaların gerçekten caydırıcı olması!

Bunlar elbirliği ile yapmamız gerekenlerin en başında geliyor.

Sanat çok etkili araç olabilir tabi bu konuda, ama daha akıllı mantıklı faaliyetlerle doğal olarak!

zihni örer dedi ki...

sn. isimsiz,
sizinki de farklı bir görüş elbette, hem de duygusal fırtınanın tersi yönde görüş bildirmek (anlıyorum) çoğu zaman "isimsiz" olmayı gerektirebilir.:)
Öfkemizi kenara koyarak yorumlamak elbette çok zor. Buna rağmen, görüşlerinize katıldığım ve katılmadığım yeler vardır.
Keşke yaşasaydı,başına bunlar gelmeseydi...
onu o zaman tanıyıp rastlayıp şunları sormak isterdim gerçekten:
-koyu katolik olduğun belli,
gelinlikle kendini Meryem ana bakireliğinde, kutsallığında sanmışsın besbelli.
Yahu ebelerin ayaklarını yıkayınca dünyaya barış mı gelecek?yoksa sen nefsini ezip meryem ana olacağını mı sanıyorsun?
(sizin videodaki resimlerde hiç makyajsız tam benziyor meryem ana tasfirlerine)


"yaşasaydı sorardım" diyorsunuz. Yaşasaydı elbette daha fazlası sorulabilirdi, eleştirilebilirdi, abartılı bulunabilirdi, başka yöntem de önerilebilirdi....
Ama, neden “Meryem ana”ya benzetme zorlama bir eleştiri gibi geliyor bana. Öldürülmüş biri için, (hem de iyi niyetine rağmen) bunları düşünmek ve yorumlamak, asıl cinayetin izlerini ve yankısını örtmeye yarar ancak.
Kaldı ki, bu gelinlik yöntemini sizin gibi gereksiz bulmuyorum. Zira, bu görsel eylemler ne ABD'yi, ne İsraili, AB'yi korkutmak amacında olduğunu düşünmek, çok yüzeysel bir yaklaşımdır. Asıl mesaj, üçüncü şahıslar diyebileceğimiz, sessiz çoğunluğun duygu ve düşüncelerindeki “uyuyan devi “ uyandırmaktır. Bu uyanışın pratiğe dökülecek eylemleri çok karmaşık yapıda seyredebilir.
Ya bir de buna benzer, bütün insanlığa zararlı konularda, sessiz kalındığı durumları düşünün... zamanla bu durum, ilk çağlardaki “Köle-efendi” ilişkilerinin ibadet düzeyindeki bağışıklığına dönüşür. Günümüzde bu anlayış farklı kılıflarla canlı tutulmuyor mu? Güçlünün zayıf üzerinde haklarının olduğu tepkisiz toplumlarda içselleştirilmiştir tamamen.
Sonuç olarak, tepkinin şekli tartışılabilir ama, bu cinayetten sonra, şekil tartışması amacın saygınlığına gölge düşürür. Bu eylemin doğruları, tüm ideolojilerin ve insanlığın ortak doğrularıdır. Bu nedenle, öküz altında buzağı aramanın işe yaramayacağı kesindir.

Neverland dedi ki...

Gaykedinin blogundaki konuyla ilgili yaziyi okudum, yazan cok guzel yazmis gercekten, bir kere de ben burdan tebrik edeyim...

Malesef 2 gun sonra bu haberde gundemimizden cikip,raflara kaldirilacak taaki ayni haberin fakli bir versiyonunu duyuncaya kadar...

Walla bazen herseye inat kur bir parti atil su siyasete diyor:-)

Bu arada bu istenmiyen zorunlu bir ayrilik oldu sonra size yazarim, ben de sizlerin yoklugunu, sohbetinizi ariyorum,,
sevgiler

asliberry dedi ki...

Zihni Bey, ben dün gece yorum bıraktıydım, becerememişim galiba, mimlendiniz.

zihni örer dedi ki...

MiMmmmmmm hımmmmmm (yani mimi düşünüyorum demek)
hemen geliyorum, az sonra...

knze dedi ki...

zihni kardeşim, bu olay olduktan sonra bile toplumun duyarsızlığı o haldeki, sait nursi^'nin şu satırları bie bütün zamanların alimi tarafından kabul ediliyor.



Mesmuatıma göre: Merkez ve payitaht-ı hükûmette, çarşı içinde, gündüzde, ahalinin gözleri önünde, gâyet âdi bir kundura boyacısı, dünyaca rütbeten büyük bir adamın açık bacaklı karısına bilfiil sarkıntılık etmesi, tesettür aleyhinde olanların hayasız yüzlerine bir şamar vuruyor!..

ama karşısında bir tecavüzcü değil de, bir ünivesite mezunu şu satırları yazabliyor.

Striptiz yapan kizin cevreye verdigi “bir mesaj” olmadigini idiia edemez kimse… Eminim bunun bir de “pasifik adalari” versiyonu vardir… Ama konumuz Turkiye oldugu icin ve yazar Turkiye’den konustugu icin onlari getirmiyorum


Tabi hangi kadını stiriptiz vaziyetinde göreceğini ankaralı ayakkabaı boyacısı belirliyor. itaylyan gelinin kulakların gördüğü anda biffiil sarkınlık başlattı anda herkesin bediülzaman dedikleri sait nurisye göre bu işin suçlusu o kadındır.

sayın saymayın izlenimlerde bunu tercüme etti

Iste, kadin milleti, goruyorsunuz. Tesetture (TM) uygun giyinmezseniz, sizin yuzunuzden, tecennüb etmeye mecbur olan bunca masum vatan evladi, nefsine mağlub ise fuhşiyata meylediyor. Butun kabahat sizindir.


tepkiler de olayın kendisi kadar utanç vericidir.

o yola niye çıktı diyorlar ? iyi ama filsitin'de çocuklar öldürülürken hoca efendiler susuyordu.belki naif bişey insanlara duyaralılıklarını hatırlatırdı ama sadece hassaslar üzüldü.

zihni örer dedi ki...

Sevgili Knze,
italik yorumların (said nursi ve saz arkadaşları):
"suçlu, tahrik olan değil, tahrik edendir" anlayışı.
Burdan şu sonuca varabiliriz:
1-filistin halkı güçsüz olduğu için, İsrail askerleri onları öldürmekte haklıdır" (darvinin, doğal yaşmada hayata tutunma teorisi)
2-Tahrik eden, karşıdakinin tahrik olabileceği düzeyi bilmek ve ona göre davranmak zorundadır.

Bu iki saçma mantığın işlerliği, ancak iki yüzlü, ukala toplumlarda yer bulabilir.
Gerçekten çok çarpık yaklaşımlar!!