7.11.08

müzikal gülümseme

BANA BİR KOCA

Ezginin Günlüğü-Bana bir koca lazım (demiş).
Havaların soğumaya başladığı şu günlerde, “insanoğlu-kızı”nın, doğal gaz zammı ve global krizin kışkırtmasıyla, şeytan…...
Boş verelim şimdi şeytanı da,
Parça adeta GÜLÜMSEMENİN KLİBİ olmuş.
Bir alt yazımızda, “gülümsemenin” resmini ararken, gülümsemenin klibini bulmuş olmak gülümsetti doğrusu. O halde, gülümseme krizi devam ederse bu hafta, sebebi bu klip olacaktır:)

Bu müziği ilk kez dinlediğimde, Gerçek (yaşanmış) bir öykü geçti aklımdan.

Tarımın sanayiye peşkeş çekilmeye başlandığı ilk yılların politikası sonucunda,
köy delikanlılarını fabrikaya işçi olarak aldıkları zamanın bir öyküsü.
-Düzenli bir maaşı var adamın. Beyaz eşyaların (çamaşır makinesi, buz dolabı tv. vs) yeni çıktığı zamanlar... artık çeyiz dizerek evlenme vahtı geldi de çattı. Köylü kızı artık işini makinelere yaptırıyo, tüm zamanlarını gocasına ayırabilmenin lady’liğini yaşamak ne gözel.

Adam bu durumda zevkten dört köşe; ama, bir süre sonra kadıncağız hamile kalınca, adamın köşeli keyfi, köşeli jeton olur! Unutkanlık, kararsızlık…kirli çamaşırlar, bulaşıklar, işe geç kalmalar!!!!... keyif kaçmış, "avratsızlık tak demiştir" artık.
Aralarında tecrübeli arkadaşlar var ya aynı yoldan geçilmişti zamanında. Onların bir fikri alınmalı.
Bir çay sohbetinde, bu konuyu arkadaşlarına açmaya karar verir.
Arkdaşlar, benim avrat hasta (hamile) işler birikti, evleneli 5 yıl oluyo; 5 binlira para da biriktirdim; bu parayla bir avrat daha mı alsam, bir otomatik çamaşır makinesi çıkmış ondan mı alsam? Hangisi daha ucuz acaba?
Arkadaşları fayda-maliyet ilişkisini enine boyuna tartışırlar, “bir avrat daha alınmasına” karar verirler.

2 yorum:

aysema dedi ki...

"Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
bütün iş Tahir'le Zühre olabilmekte
yani yürekte"

Nazım Hikmet

zihni dedi ki...

Aysema (Dİlek) Hanım,
sanırım bunu gönderme yaptınız:)
Sizin gibi şair ruhlu bir Eğitimcinin dikkatinden hiçbirşey kaçmayacağını biliyorum:)
Sevgili Edi'nin kulakları çınlasın, O'na armağanımdı bu:)