6.2.10

Özrün kabahatinden büyük

(bütün kamu kurumlarındaki çalışanlar için söylenir)

Tekel işçileri:
“yatarak para kazanıyorlar”/ R. T. Erdoğan (Başbakan)

Öyleyse çalıştırmayı bilmiyorsunuz. Ya da yönetici görevini yapamıyor;
ilkinin boyunu aşıyorsa, bir üst yönetici yapamıyor;
o da yapamıyorsa (verimsizlik sistemliyse) bu verimsizlik Bakandan Cumuhurbaşkanı’na kadar ulaşır. Çünkü, doğru yere, doğru usullerle, doğru insan ata(ya)mıyorsunuz demektir.

Bu çalışma-sorumluluk zincirinde üstesinden gelinebilecek (verimli hale getirilebilecek) en kolay kesim, en alttaki çalışanlardır.

Kanıt mı istiyorsunuz?

1-Avrupa ülkelerindeki Türk işçileri toplumun en eğitimsiz ve mesleksiz kesiminden oluşmaktaydı zamanında. Avrupalı yöneticiler bunlardan verim alabildiyse, sorunu , (kendi ülkemizde) çalışan sınıfta değil, yöneten sınıfta aramak gerek.

2-İsdemir Fabrikaları zarar ediyor diye T.Özal zamanında özel-leş-tirilmeye çalışılırken şunu demiştim Hatay Gazetesineki bir yazımda:
“Fabrikanın genel müdürlüğü kapsamında, hükümetlerin torpilli yandaşlarının yerine beş adet profesyonel yöneticiyi atayın, fabrika kara geçecektir. Beni dinlediklerinden değil elbette (dinleseler satmazlardı) Özelleşince 5 adet yönetici değişti, aynı (ama daha az) çalışanlarla fabrika kar etmeye başladı. Özelleştirilmeden de aynı sonucun alınacağının ve asıl sorunun Sanayi Bakanlığının kadrolaşma sisteminde olduğunun görsel kanıtıydı bu. Teknik kanıtlar zaten ap açık sırıtıyordu, uzun hikaye….

-"tüyü bitmedik yetim hakkını size yedirmem"/R.T.E.
Tersten bakalım öyleyse:Tüyü bitmedik yetimler, kapatılacak ya da özel-leş-tirilecek fabrikadan nasıl hak elde edebilir ki!

-“Sizin beğenmediğiniz asgari ücrete çalışacak sokakta milyonlarca insan var!"/R.T.E
Gerçekten, özrün kabahatinden hem de çok büyükmüş!

Cümlenin ikinci yarısını ben söylesem karşı çıkardınız değil mi! "En az üç çocuk yapın" derken kapitalist tezgah adına ne kastettiğinizi anlamıştım zaten.

4 yorum:

alizafersapci dedi ki...

Düşündüren yazı. Teşekkürler.

zihni dedi ki...

alizafer Bey,
evet, düşündürmeyi amaçladık da,
bildiğiniz gibi, icraat politikacılarının öfkelenme hakkının olmadığını demeye çaılıyoruz. öfke sadece mağdurun ve haklının hakıdır. Ne yaman çelişkidir ki, hem suçlu hem güçlü olunca özrü suçunu da geçiyor.
Telekkürler

Açalya dedi ki...

bence de sence Zihni abi

sobeledim seni haberin ola!

zihni dedi ki...

atasözü:
"her sobe gül tohumuna benzer, ek ki çiçekler aça:)

baş üstüne