25.6.11

Ehven-i şer-iat Demokrasisi

  
Kapitalizmin özüne çılgın egozim hakimdir. Ayıdan post, kapitalistten dost olmadığını, ulusal geliri ve hak kullanabilme olanaklarını paylaşım adaletsizliğinden biliyoruz.

 Kapitalistin aşkı ve milliyetçiliği değil, bütçesi ve hesabı olur.
Kapitalizmin demokrasisi üretim araçlarına bağlı, halk oyu bir tiyatrodan ibaret.

“Demokrasi, tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimi”ymiş.

“Eşit hak” ha!
Yalancı!

Tanımlar eksiksiz yapılır da,  hakları kullanabilmenin maliyetini vurgulamazlar. Halktaki Stokckholm Sendromu alınan önlemlerin başarılı bir sonucudur.

Şiir okuma yüzünden Tayyip Erdoğan’ın  mahkum edildiğinde milletvekilliğine kılıf uydurarak “affedilmesi” ile,
Hatip Dijle ve Mustafa Balbay’ı  mahkum ederek milletvekilliğinin iptal edilmesi arasındaki fark tamamen liberal şeriatın özünü izah eder.

Demokrasi, zaten "ehven-i şer" bir yöntem diyorlardı. 60 yıllık demokrasi tarihimizde hep ehven-i şer ile yönetilirken, tanımdaki “eşit hakka sahip olmak” deyimi hep şerrin gazabına takıldı. Şer bir türlü gizlenecek gibi değildi de, “ey halkım, bundan daha iyisi yok” mesajıyla ehven tarafını yeşile boyadılar..

AKP’nin  elinde ehven'i de gitti sadece "şer"i kaldı. Bu da demek ki, "Şeri-ata" bir "ata"lık mesafe kaldı. Ata’yı zaten gözleri tutmamıştı ki. Ama makam-mevki uğruna  bir gecede demokrasi ustası olmaları, liberal takılmalarının doğal sonucuydu. Bu durumda Ata’yı demokrasilerine sos yapmak kaçınılmazdı.

Demokrasi, şeriata gidecek yolda bir araç idi.
"Demokrasi mi istiyorsunuz, alın size demokrasi" demeye getiriyorlar.
Kenan Evren’in darbe yapma hazırlığındaki mantığa ne ise,  liberal şeriata giden yol da aynı taşlarla döşeniyor. (Önce asayişi ihmal edip,  “tam kıvamına gelince”  darbe yapmışlardı)

Oysa Demokrasileri halkın bilinci yürütür.
Demokraside emeği olmayanların yemeği oluyorsa, bu liberal  rejimin doğasına tıpatıp uyar.

Sosyalizmde “para ve makamın önemi yok mühim olan insanlık”. Bu yüzden Çirkef yarışların  çirkin demokrasisi gündeme giremez.

ütopyamla bile mutluyum.

4 yorum:

TOLGA dedi ki...

ehven-i şer-iat demokrasisi antalya
ve kumsallarıda ele geçirmiş:)

tolga

zihni dedi ki...

Tolgacığım,
kumsallara en çok onların ihtiyacı var, buyursun gelsinler. İşin bu yanı sevindirici. D vitamini ve Avrupa birliğinin kadın haklarını gördüklerinde belki bazı şeyler iyiye doğru evrilebilir.

TOLGA dedi ki...

mesajı aldık zihni abi.
diyalektik doğruluyor.dediğiniz gibi olur mu:)

Komik Oyunlar dedi ki...

zihni abi sagol güzel yazı