31.7.11

Gün-demsizlik

Yaz-mıyorum ve gündemsizim.

Günebakan gibi sessiz ve öfkesizim.

Taç yapraklarım bulanıklığa inat ışık toplarken,

dilim değil,

tanelerim vitamin mermisi kadar sivri.



“Gündemsiz kal, Gün-eş-siz kalma” yazdım yükselen manşetime.

Yüzüm güneşe doğru, sırtım denize.


Ulusal gündemde ne var, kaçıyorum.

Gündem operatörleri ne halt karıştırıyor, bilmiyorum.

Dağlarda kaç türk-kürt köylüsü ölmüş, öldürülmüş, aldırmıyorum.

Ortadoğu halkının giden ağası, gelen paşası kim sormuyorum.

Kaç kitap toplatıldı, kaç tecavüz pürtletildi,

Kaç yüzbinmilyon kişi yeniden,

12 bin dolar gelire teğet geçemeyeceği hayata doğdu,

düşünmüyorum; kahrolmuyorum!

Mevsim yaz ve ben gündemsizim.

“Düşünmeyi bırakıp yaşamaya bakacak kadar

liberal romantikim o kadar”!
….
Desem de inanmayın.

ben(deniz) gündemsiz “dem”lensem de

 Descartes hayranlığımı nadasa göndersem de.

Güneş yanığı başka, kader yanığı bambaşka!

Sormalı onu yazın ormanlara ve bir de aşka.

Yanığı regüle eden hedonist bronzluğa karşı

“kara kader” renkten sayılır mı ki!

4 yorum:

aglea dedi ki...

gün-demlenip gelsin, biz demlenmemiş gün içemiyoruz:)

ben de gündemlenmemek için elimden gelen her şeyi yapıyorum sevgili zihni. gazete okumuyorum meselâ, haber dinlememeye çalışıyorum. veya konuşulan gündemi duyunca ortamdan kaçıyorum. bedenen kaçamasam bile ruhumu alıp kaçmaya kalkışıyorum. daha olmadı, kulaklğımın sesini sonuna kadar açıyorum. ama aynı senin gibi, hiçbirini görüp duymazken, aynı anda olan biten herşeyden de haberdar olup, üzülüyor, öfkeleniyor, yumruğumu sıkıyorum. nasıl bir gündemsizlikse, ancak bu kadar oluyor bizimki de:)

gündem bir yana dursun, biz bir yana:)

zihni dedi ki...

Sen, sinema ve müzik eleştirmenliğinle yeni bir dünya kurmuşsun sevgili aglea:)
senin dünyanın rekabet gücü, içinde yaşadığımız dünyaya rekabet üstünlüğünü hep sürdürüyor. Bu yüzden hayranım senin dünyana. Umut kazmasını daha derinlere saplayarak, gerçek çıkarmak böyle olmalı. Asıl dem senin orada,
bizim buraların demi çalkamoğlunun abdest suyu gibi:)

Nehir İda dedi ki...

ben de ayrı bir gündemsizlikte debelenip duruyorum.
hani adına yaşam telaşı her yanımızdan zincirlenmiş gibi sarmalayan o telaşta sadece uyuyor uyanıyor ve çalışıyorum:(

zihni dedi ki...

kirli gündemlere bulaşsan kirleniyorsun, bulaşmasan bir şekilde üzerine sıçrıyor, sıçramakla kalmıyor, kapına dayanıyor ve alınterini kendi ahlak ve yasa kalıbıyla gasp ediyor.
öyleyse, demlenip nara atmayak farz olmalı üzerimize. bizi bu aralar yaptığımız geri mevziye çekilip cephane biriktirmek.

Sözüm ona, hem üretiyorum, hem yaşıyorum ve hem de Das Kapitalin yeni çevirisinin 176. sayfasındayım