1.9.11

Demkâr müzik Gurubu

25 Ekim 2010
Halk müziği, özgün müzik

Madem ki Ben Bir İnsanım

 Sedef'in kahkahası da müziğin güzelliğine dahil

Amatörlüğün heyecanı, profesyonelliğin ticari kaygısından üstündür ve kendim çalar kendim dinlerim bir de sevenlerim özdeyişlerim,  kişisel amatörlüğün ilk basamağını betimlerken, kamu önüne çıkıp yeteneğini ilgiye sunmak  sıradışılığın ilk adımıdır. Yeteneğin yanına zaman ve enerjiyi de koyduğunuzda, sizi tutana aşk olsun, yanında bir duble de şarap olsun.


Böyle ikrarınan böyle yolunan

(bu parçanın, iyi bir stüdyo ve iyi bir ses düzeniyle yeniden yapıldığını hayal ediyorum da...)



Einstein’e kendisi ile ortalama bir insan arasındaki fark sorulduğunda, ortalama bir insandan saman içinde bir iğne aramasını isterseniz,  iğneyi bulunca aramaktan vazgeçer, kendisi ise iğneyi bulduktan sonra aramaya devam eder ve olası bütün iğneleri bulmaya çalışırdı/Yaratıcı Dehanın Sırları-m.michalko-koridor yayıncılık

sedef suner ve  arkadaşları, “Demkâr” adıyla bir müzik gurubu kurmuşlar. Ortadoğu Teknik Üniversitesi öğrencileri (şu anda mezunlar) olarak beş kişilik bir orkestra. "Demkâr”ı  özetlemişler; italik sözlerle ne demişler, satır aralarında biz ne demişiz:

Demkâr, Alevi inancında "aşkın şarabı" anlamına gelen dem sözcüğünden hareketle "aşkın şarabını içen/dağıtan kişi"dir.

 İçki dağıtan Sünni güzel “Saki”den farklı olarak, içkiyi dağıtmasının yanında ayrıca içmesiymiş.  Antalya'da sahte rakı yüzünden ölen insanlar geldi aklıma. Servis edilen içkiyi önce dağıtana tattırmak için Demkâr
bulmak gerekirdi diye düşündüm.

 Tüm canları aynı kadehten bu şarabı içmeye davet ediyoruz.

 Bedenimizin ve dünyanın yüzde yetmişi sıvı olmasına rağmen, "içki"ye tööbe etmek aşkı öksüz bırakmak  olur ki, insan hayatından aşkı çıkardığınızda geriye bir adet hayvan kalır. "Madem ki ben bir insanım, aşk deyince akan sular  da durulur, şaraplar da...
O.Gencebay aşk için zehir içebiliyorsa, (bir teselli ver 'de)  biz dost meclisinde şarabı su niyetine neden içmeyelim. Hem biz, sarhoş olmak için değil, mayhoş olmak için içeriz.

Demkâr müzik grubu olarak ilk defa Ekim 2010'da bir araya geldik.

17 Ekim Devrimi ile aynı aya gelmesi rastlantı  olamaz.

Amacımız müziğin ibadet olduğu toprakların sesini yankılatmak, "aşkın şarabı"nı dostlarımızla paylaşmaktı. Bu şekilde kendimiz de dinlemekten keyif aldığımız türkü ve deyişleri seslendirerek başladık.

Madem ki  "aşkın şarabı"…. Sizden bir ricam olacak kardeşler: özelikle Sedef’ciğim (bu samimiyet nereden geliyor demeyin, O’nun da abisiyim bu alemde) Gesi Bağları’nı acilen  repertuarınıza alın, yoksa şarabın asıl ham maddesi gibi üzüm üzüm üzülürsünüz.

Tüm amatörlüğümüzü ve hatalarımızı hoş görüp arkamızda duran dostlarımızdan güç aldık. Bu cesaretle de türkülerimizi söylemeye devam edeceğiz

Amatörler için her hata bir tuğla demektir. Bu tuğlayı ayağınızın altına alırsanız yükselirsiniz, başınıza düşerse, "başınıza tuğla düşmüş olur". Dost her zaman arkadan esen rüzgar gibidir. Ama size yol aldıracak asıl enerji, karşıdan çeken başarı amacı olacaktır. Karşıdan esecek rüzgarlar için daha fazla enerjiye ihtiyaç olacağını biliyorsunuz. Özgün yanınız biraz da "protest tütüyorsa", sanata bir sıfır yenik başlayacağınızın  farkındasınız. 

Sevgiler ve başarılar..

Emrah Altaca: Bağlama
Emre Sevim: Bağlama, Vokal
Fuat Eraslan: Vurmalılar
Ozan Özen: Klasik Gitar, Vokal
Sedef Süner: Vokal


11 yorum:

alizafersapci dedi ki...

Başarılar dilerim. Güzel ve kaliteli üretimlerin karşılığını bulması cesaret verici.

TOLGA dedi ki...

demkâr'a selam olsun yoldaş abimiz.
Özgün'lüğün ardından gelecek devrim olsun..

ahmet - tolga

sedef dedi ki...

Sevgili Zihni Abim,

Senin kaleminden bu güzel yorumları duymak bizim için cesaret verici. Tüm demkârlarım adına çok teşekkür ediyorum, birlikte çalıp söylemek dileğiyle.

Sevgiler
Sedef

Kamil Cengiz dedi ki...

Blogger konusunda bir mim yazısı yazmak üzere Bir Bakarsam'da mimlendiniz.
http://biryazarsam.blogspot.com/

zihni dedi ki...

Alizafer,
dostların dilekleri başarıyı körüklermiş:) Teşekkürler.

zihni dedi ki...

Ahmet ve Tolga,
Devrim dileklerle değil, bileklerle gelir değil mi:)
teşekkürler sevgili yoldaş:)

zihni dedi ki...

Sevgili Sedef,
dur hele, senin çeyrek kapasiteni bile anlatmadım henüz. sanatçı dediğin yalnızca öne çıkan bir yeteneğiyle değil, tüm donanımlarıyla fark atar bizde. neyse daha fazlasını sonraya saklayayım...

"birlikte çalıp söylemek.."
oğluma devrettim o işi ama, yine de fena olmazdı:)

zihni dedi ki...

Kamil Cengiz Bey,
ilginiz için çok teşekkür ediyorum. önceki teklifiniz ile bunu birkikte karşılayacağım.

aglea dedi ki...

sevgili zihni,

ayağımın tozuyla gelip, açtım dinliyorum şimdi. sedef ve demkâr'ı tanıdığıma çok sevindim. amatörlüğün heyecanına ortak olmak çok güzel. teşekkürler tanıştırdığın için. geçmiş bayramın hediyesi diyelim şimdi buna:)

zihni dedi ki...

aglea teşrif buyurmuşlarsa buraya, buranın asıl bayarmıdır efendim:)

Sedef, hem ankarada yaşayan hem de Hatay kökenli olarak senin için biraz daha fazla anlamı olmalı:)

Demkar, yakında "biber kafe"-sakarya cd.nde sahneye çıkacaklar. zamanın olur da, uğrayıp da bir kahvesini içip de, bir ohhhh çekip de....
"çaylar benden" demeyi çok isterdim

aglea dedi ki...

çekermiş demek böyle. hatay denince, antakya hele de, çok hassas tellerim var. hemen harekete geçen. sevindim bu güzel sesle aynı toprakta doğduğuma:)

çay mı dedin. bu da hassas tarafım son zamanlarda:)