24.9.11

Doğa ana


video
Doğadan çalma doğa için çal”

Doğa ana’yı ancak, doğa babanın dölleyebileceği Ekim ayına ne kaldı ki şuracıkta. Çiçeklerin, böceklerin, arıların, çiçek ve toprak kokularının, sevdaların, yayla ve yaz aşklarının mevsimi olan bahara ne kaldı ki...

Doğal hayata tutunanların yuvasını yıkan barajlar, iklimi rayından çıkaran termik santraller, altın bulmak için sağdan yürüyen siyanürcü sülükler ve destekçileri, deniz kenarına oteller yaptırıp, çevresini utanç duvarıyla çeviren ayrıcalıklı sınıfın ağız şapırdatıcıları, güneş ile iki katlı konut arasına dikilen gökdelenlerin götverenleri… hangibirini saysam ki!
Bu eylemler doğa anaya tecavüzdür ve tecavüzden elde edilen sonuç piçtir.

Doğa anaya tecavüzün suç sayılacağı yeni bir dünya düzeninin özlemi ve umudu olmasa çekilir miydi şu hayat?
A-çekilmezdi (adını yazdır kardeş şuraya),
B-çekiliyor işte (sana sormadım ki),
C-bilmiyorum (iyi halt ediyorsun)

Üstümüzde ağırlık ve sancı yapan düzenlere “ne söylersek söyleyelim, söylediğimiz onların anladığı karadadır”/Mevlana. ve çevreciler 

Şeytan diyor ki, (Tanrı pratikte bu işlere seyirci kaldığından, şeytan ise işinin başında olduğundan…..) şurada bir hayal kur, hem de yazılı hayal, şu çalanların ıncığını cıncığını deşele!

Günah benden gitti:
Tek başıma iktidar olsaydım, çalma eylemini, açlıktan geçici olarak kurtulmak için çalmak, egemen ve zengin olmak için çalmak, egemenlik için çalanlara karşı “doğa için çalmak” olarak üçe ayırırdım.

Yoksulluk alt sınırı, kişi başına düşen ortalama (KBDO) ulusal gelirin 4/5’ü olsun.
Bu oranın altında bir gelire sahip olduğunuzu varsayalım ve “çaldınız”; çaldığınız miktar ile aylık geliriniz arasındaki pozitif farkın iki katını ödeyene kadar size fazla mesai cezası veri-yorum. Kbdo’dan az olan 1/5 oran sizin mesleki nitelik eksikliği cezanız olarak kalacaktır.

Elde ettiğiniz gelir, ulusal ortalama gelirin iki katı ve fazlası olduğu halde çalmaya devam ederseniz, fazla mesai cezanız, çaldığınız miktarı ödeyene kadardır. Buna ek olarak, çaldığınızın iki katı peşin olarak tahsil edilir.
Hayatı boyunca en az üç kez çalmaları bu şekilde cezalandırırken, üçten fazla çalma durumunda her çalma için bir hırsız rütbesi (sicil de diyebilirsiniz) verilir, “sakıncalı kişi” olduğunuz alnınıza yapıştırılır.

İşsiz olup da iş bulma kurumuna iş arama kaydı yaptıranlara iş bulunmadığı durumda asgari ücretin birbuçuk katı kadar bir miktarı çalması suç sayılmaz. İşsiz olup da iş arama kaydı yaptırmayanların çalmaları durumunda, en az çaldıkları miktarın üç katı kadar borçlandırılır, bir işe yerleştirilerek borcunu ödemesi ve işine devam etmesi sağlanır.

Günümüzde Doğadan çalmalar gizli değil, kapitalist hükümetin açık desteğine dayandıklarından, dayanaklarını dayağa çevirmek kaçınılmaz olur.

Bakıma muhtaçlardan iş yapabilecek olanları kendi özel isteğine göre, ücretsiz meslek kursuna gönderip, iş ortamını o koşullara göre düzenleyerek çalışmaları sağlanır. Çalışamayacak olanların tümüne ortalama ulusal gelir kadar aylık ücret bağlanır.

Büyük düşünenlerden bir danışman ordusu kurulur, kamunun çıkarına olmayan ve tek canlının dahi doğal yaşamını olumsuz etkileyecek, doğanın dengesini kısa ve uzun vadede bozacak enerji kaynakları ve fabrikaların kurulması yerine kurulanların kökünün kurutulması için şenlik düzenlenir.

Doğadan çalanlara bir vampir öpücüğü kondurulur, doğa için çalanların alnından teşekkür öpücüğü ile kalınmaz, aynı zamanda onların aile üyelerinin kamu hizmetlerinden öncelikli ve indirimli (hatta bazen bedava) yararlanması sağlanır.

Zenginliği ve yoksulluğu yasakladığımızda, çalma teke indirgenmiş olur ve doğanın cömertliğinde sevdaların ritmine tempo tutulur.
Çünkü mutlu hayat, yoksulluk ve zenginliğin iki ucunda değil, iki ucun arasındaki kalan yerdedir.

Not:çevrecilik kriterim, ayrıcalıklı sınıfın tatil yapacağı doğal yöreyi kurtarmaktan ibaret değil, zenginliğin asıl yaratıcı fedaileri olan emekçilerin yaşam koşullarıdır.

Destek: sos-ye-te çevreciliği

4 yorum:

alizafersapci dedi ki...

"çevrecilik kriterim, ayrıcalıklı sınıfın tatil yapacağı doğal yöreyi kurtarmaktan ibaret değil, zenginliğin asıl yaratıcı fedaileri olan emekçilerin yaşam koşullarıdır"
Anahtar cümleniz müthiş. Teşekkürler.

zihni dedi ki...

güzel ve anlamlı sözleri yakalama üstadı sensin sevgili Dost:)

bu yüzden tespitlerin benim için kışkırtıcı olur.
ben teşekkür ediyorum:)

Nehir İda dedi ki...

En sona mı saklanır böyle bir cümle. Tanıyorum seni zaten tahmin etmek zor değil de son cümlen özet olmuş.

zihni dedi ki...

savaşta en ağır mermi başta harcanmaz, sona saklanır, sevgili Ebru Ba(L)cı:)

şımartıyorsun ve doğru cevap "A" diyorsun yani:)