3.9.11

İki mim bir özür



    BiryazarsamBlog kendisine gelen bir “mim” i Blogdaşlarına havale etmiş.
Konu,  " Blogger N'lerini seçiyor !” 

Sezi-Yorum’u  “En Güncel Blogger” kategorisinde göstermiş. En Güncelden kastı konu seçimi mi, yoksa yazma sıklığımı tam anlamadım ama, bir aylık aradan sonra yazılan yazı ile “güncel” saymadığını düşünebilirim.
Örneğin aşağıdaki kategorize ediş şeklinin bir eylem olarak, belki “Blog sansüründen sonra oluşan soğukluğu yeniden ısıtabiir” diye düşünsek de, kategorize edişlerin “kişisel deşifre”liğinin pek doğru olmayacağını düşünürüm.

En İyi Tasarıma Sahip Blogger : 
En Güncel Blogger : 
En Meraklı Blogger : 
En Çok Gezen Blogger : 
En Çok Bilgilendiren Blogger :
En Çok Kendini Anlatan Blogger : 
En Çok Eğlendiren Blogger:
En Akıcı Yazan Blogger:
En Renkli Blogger:
En Güleç Yüzlü Blogger:
En Yetenekli Blogger:

Kamil Cengiz Bey’e ilgisinden dolayı teşekkür ederken, beni bu oyundan bağışlamasını dilerim.

 Ardından gelen Bu Mimin konusu: "Blogger'da ne eksik?"

Blogger’in en büyük eksikliği,  maç yüzünden dijitürk ile hesaplaşmasının acısını Bloglardan çıkarmış olmasıydı. Onun dışında web sitelerinin paralı hizmet vermesini düşündüğümüzde, Blogger’in, bizim sayemizde reklam parası almış olsa bile, bize sunduğu hizmetin bedelsiz olması az fayda değildir. Üstelik reklam gösterimini bize zorunlu kılmaması da bir avantaj örneği sayılır. Çünkü, her reklam konusu, her Blogger için etik bulunmayabiliyor.

 Her özel mülkiyetin kendine has hesapları olabileceğinden, bizim isteklerimiz “hak” çerçevesinde değil, ancak talep olabilir. Veri tabanını biraz daha güçlendirip, medya programlarını duraklamasız- kesintisiz kullanabilsek iyi olur.
 Blog sansüründen sonra WordPress’i keşfetmiş olmamız lehimize bir rekabet üstünlüğü sağladı.

Aslında Wordpress’in Blogger’den daha kullanışlı olduğunu düşünüyorum. Ancak, İlk göz ağrısı mı, daha çok çoğunluğun Wordpress’e tahliyesinin organizasyonsuzluğu mu, bilinmez; burada kaldık işte.
Teknik olarak fazla bir bilgiye sahip olmadığımdan, çok şey söyleyemeyeceğim. Buna da şükür, bunu bulamayanlar da var))
Bu yazıyı kayıt ederken,. Blogger’in arayüzünün yenilendiği müjdesiyle karşılaştım. Bu da demek oluyor ki, Blogger sesimizi dinliyor.

2 yorum:

Kamil Cengiz dedi ki...

Katılımınız için teşekkür ederim. Mimlemenin geleneğinden bizi davet edenler gibi biz de sizleri davet ettik. Görüşlerinize tamamen katılmasam da haklı olduğunuz çok yönleri var. Blog yazarları olarak kimseyi bize paltform oluşturun diye zorlamadık. Google ya da Blogger fark etmez bu imkanı bizim için değil kendisi için seçmiştir. Birileri saz çalsın, birileri dinlerken bu ortamdan kendine en büyük faydayı sağlamaktadır. Bu durumda daha iyi hizmet istemek bence hak'tır. Para konusuna takılmamalı. Ben reklam yayınlamamayı kendim seçtim. Reklamları durdurup hobi olarak blogculuğa devam ediyorum. Orda olmazsa burda, olmazsa başka bir platformda. Görüşmek üzere...

zihni dedi ki...

Kamil Cebgiz Bey,
mim konusunu, siğara tiryakileri arasındaki sigara ikramına benzetiyorum. sigara bahane, dostluk kurmanın nedeni olabiliyor. sosyallik bu olsa gerek.
sizin de farkedeceğiniz gibi, "mim" için seçilen konu başlıkları bazen rajona uymayabiliyor. Ancak, "sayılmak" onuru herşeye rağmen birşeyler yazmayı zorunlu kılıyor.

Saydığınız için çok teşekkür ediyorum. Sizi izlemeye ve saymaya devam edeceğim:)