28.2.12

4+4-(2x4)=0 ilköğretim yasası

Kanun taslağındaki  üçüncü "4"ün,  ilk iki "4+4"ün paradigmasını yok etmeye yönelik olduğu anlaşılıyor. Birincisinde "ne mutlu türküm diyene" iken, karşılığında "ne mutlu müslümanım diyene" görülüyor.
Al birisini vur ötekine. Geriye etik olarak sıfır kalıyor. Türk ve müslüman dışında da insan olduğuna göre?

4+4+4 SİSTEMİ GELECEK

AK Parti, imam hatip liselerinin ortaokul bölümlerinin kapatılmasıyla geçilen 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitime son verecek. Teklif kabul edilirse zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken, isteyen öğrenciler orta kademede imam hatiplere geçiş yapabilecek

- İlk 4 yıllık zorunlu eğitimden sonraki kademelerde evde eğitim (açık öğretim) mümkün hale getirilecek. Evde eğitimle okuldan mezun olunabilecek. 4. sınıftan itibaren, öğrenciler hem açıköğretime hem de Kur'an kurslarına aynı anda devam edebilecek. Derslere baş örtüsüyle girmek isteyenlere yeni alternatifler sunulacak./ samanyolu

* * *
Eğitimin genel sorunları üzerine kafa yorulmazken, meslek liseleri arasında bu kadar adaletsiz fırsat eşitsizliği varken, İmam Hatip d meslek liseleri neden her gelen hükümetin imam kadrolu mikrofon gücü haline getiriliyor!

2011 ösym sonuçlarına göre (Fen kolunu seçenler) Fen Bilimlerinde 704 bin 712. Adayların neredeyse yüzde 60'ı Fen Bilimleri testine cevap vermiyorlar veya veremiyorlar.''*
ÖSYM’de 30 bin öğrenci  sıfır puan çekiyor. Okul birincileri çoğunlukla ösym’de başarısız oluyorlar.

Dünyada kalite bakımından ilk 500’e giren Üniversite sayısı  2-3’ü geçmiyor..  İyi derecede okul kazanan öğrencilerin başarısı milli eğitim müfredatı ve kalitesinden değil, ailelerin özel çabası ve çoğunlukla parasal güç ile gerçekleşiyor.

Milli Eğitim ve ilk öğretim sorunları deyince sadece İmam Hatip okulları akla geliyor Oysa Hemşirelik, endüstri meslek, teknik, ticaret, turizm gibi hayatın birinci önceliklerine hizmet eden okulların kalitesi ve genel sorunları hiç gündemde yok.
Örneğin, bir endüstri meslek lisesi elektrik bölümü  mezunu  elektrik mühendisliğine gidebilmesi için matematik ve fen derslerini okuması gerekiyor. Yoksa, para zoruyla dersanelere giderse ancak açığı kaptabiliyor; üniversiteye gitme şansı doğabiliyor. Oysa İmam hatip okulları için böyle bir sorun yok. Buna rağmen bütün dertler ve yatırımlar imam hatip üzerine yoğunlaşıyor.

 İmam hatip mezunu devlet memuru olarak  atanabildiği halde, diğer meslek mezunları iş bulursa “ırgat” sıfatıyla aşağılanıp,   acımasızca sömürülüyor.  Bununla da yetinilmiyor, İmam Hatip mezunları bütün mesleklere iş başvurusu yapıyor, elektrikçi mesleğinde dahi iş bulabiliyor. Oysa diğer meslek mezunlarının imamlık-müftülük için başvurması (doğal olarak) normal karşılanmıyor.

Meslek liselerindeki ayrımlar, o kadar soyut ve adaletsiz ki, hayatın önceliklerindeki sıralama önemsenmeden, “türban sorunu”na kadar indirgenerek, asıl sorunlar ıskalanıp unutturuluyor.

“YÖK Kanunu’nun 45.maddesi değiştirilerek, üniversiteye girişteki katsayının eşit uygulanması yasalaşacak.” deniliyor

 “Hak eşitliğinden söz edilirken, altyapı eşitsizliği gizleniyor.

Bu da gösteriyor ki, "dindar nesil" toplumun kaderine hakim olma olanaklarını daha da artırırken, hayatın önceliklerini öbür dünyaya havale etme güdüsü daha da pekişecek!

Ek: öğretmenlerin raporu:

PISA testi, her ülkede 15 yaşındaki öğrencilere okuma, matematik okuryazarlığı ve fen okuryazarlığı alanlarında uygulanan bir sınav. Bu sınavda, öğrencilerin ne kadar bilgi sahibi olduğu değil, edindikleri bilgi ve becerileri günümüz toplumunda karşılarına çıkabilecek durumlarda nasıl kullanabildikleri ölçülmeye çalışılıyor. Dolayısıyla bilgi yerine yaşam becerileri ölçülüyor.
OECD’de 30 ülke var, Türkiye bunlar arasında 16. büyük ekonomi, ama eğitim açısından sonlarda. Tek örnek: PISA testinde 29. olabildi.

Testte OECD ortalaması 500, Türkiye 424 puan aldı. Milli Eğitim, yaşam becerisini geliştiren sisteme dönük ciddi adımlar attı; ama değişim için çok çalışmak gerek.

-Öğretmen başına öğrenci sayısı Türkiye’de 24, OECD ortalaması 16; ilköğretimde sayıyı 20’ye çekmek için 80 bin öğretmen daha gerekli. Derslik ihtiyacı da 80 bin...


6 yorum:

aysema dedi ki...

Karanlık, bilimi aklı yenemeyeceğini anladı. Bu nedenle bilimden uzak beyin yıkamanın yollarını gerçekleştirmek için her yolu deniyor.
Mesleki eğitim önemli ve pahalı bir eğitim. Teknoloji gerektiriyor, araç gereç gerektiriyor, atelye gerektiriyor ve eğitilmiş, formasyon almış öğretmen gerektiriyor. Ülkemizin iyi yetişmiş insan gücüne gereksinimi var. Ara eleman önemli. Meslek adamı önemli. Elektrikçi,tesviyeci, motorcu, bilgisayarcı,mobilya dekorasyoncu, inşaatçı,elektronikçi... Bu da bilimsel-teknik eğitimle gerçekleştirilir. İyi öğretmenlere ihtiyaç var. Bunlarla ilgili bir çaba var mı?

Varsa yoksa imam hatip...

Kendileri en iyi doktorlara giderken, özel uçaklarda uçarkan, çocuklarını yurt dışında okuturken yoksul halkı üfürükçülerin eline bırakıp, okuyup üfleyerek uyutmak istiyorlar. Uyutamadıklarını susturuyorlar...

Türkiye karanlık bir dönemden geçiyor, evet. Bunun acısını çekiyoruz. Karşı devrim atağa geçti. Suskunluğumuz güçlü bir ses olup akmazsa durum kötü.

Dayanabilirsek, dayanışabilirsek, birlikte güç oluşturabilirsek aydınlıklar karanlıkları yenecektir...

Umarım...

derbay dedi ki...

Herşeyden önce bu meclise sunulmuş, bilinen sürece tabi tutulan bir taslak bile değil. Bu nabız yoklama aracı. "Dindar nesil" polemiğinin üzerine dökülen bal!

"Bu bal ile bu kaymak yenilir mi, yoksa kahvaltıya bal-kaymak koymanın zamanı henüz gelmedi mi" nin pazar araştırması gibi görüyorum.

Ayrıca İmam Hatip Lisesi nedir yahu? İHL bitirip de adam olmuş, bilimsel bir araştırmayı yürütmüş, literatüre adını yazdırmış tek bir insan var mı?

Aziz Nesin'in dediği gibi..."Bunlarda hiçbirşey yok!" Bu ülkede hiçbirşey yok. Din merkezli bir ülke olasılıklıklara ve farklılıklara kapalı olduğu için gelişememeye ve ilerleyememeye mahkum.

Hatta İHL'lerinin varlığını, önlerinin açılmak istenmesi durumunu tartışmak bile saçma. Bu ülkede eğitim adına elle tutulur birşey yok ki, alıp başını yürümek isteyen alıp başını yurt dışına gidiyor!

alizafersapci dedi ki...

Derslerle dolu bir yazı.Çok geç bir saatte okudum, sabah tekrar okuyacağım.

zihni dedi ki...

aysema hocam,
siz eğitimin iç organlarındaki kanser konusunda daha detaylı bilgiye sahipsiniz. biz de eğitimin bir toplumun gelişmesinde ve insan onurunu korumadaki önemnin farkındayız. burada konuyu teorik bir politik rekabetin yansıması gibi sunuyor görünebiliriz.

Asılında bu konu ile ilgili, yakın çevremde yaşanan canlı gerçeklerin tam ortasında bulunuyorum.
Yazının altında sizin meslektaşlarınızın bir raporunu ekledim. Çok daha somut ve alarm çanları gibi!...

zihni dedi ki...

derbay,
bu videoda söylenenler de şamar gibi bazı yüzlere.
Tarihi iktidar rövanşı psikolojisi içinde olduklarından, güncel gerçekleri umursamamalrını anlıyoruz ama anlaytışla karşılamıyoruz. dediğiniz gibi "pazar araştırması" ya da hedef şaşırtma da diyebileceğimiz manevralarla, fotoğrafta eğitim yaygınlaştırılıyor gibi gösterip, aslında "itaat eden bir nesil yaratmayı amaçlıyorlar". <liberalizmin yedeğine aldığı din motifleri, amaçlarını süsleyen nesnelere dönüşüyor. Benim zavallı dindar kardeşlerim de havaya bakaerken cebine giren elin farkında değil....

zihni dedi ki...

Teşekkürler sevgili dost Alizafer:)