4.3.12

Mart-ı ve K-edi aşkı

Mart-ı ve K-edi 
Mart ayının şifreli  kombinasyonu
özgürlük ve aşk



 Edi Birsöz 
madem konu yine aşk, o zaman biraz derinlerine dalalım
kendimizi şöyle bir aşkın içine salalım.
ne bekler insan karşısındakinden, nedir aradığı?
kimselerde bulamayıp da O'na gelince "heh işte bu" dediği?
nedir?
ne arar?
bir kadın neden aşık olur?
bir erkek?
nasıl biter tükenir bir aşk peki?
ya da biter mi ki?
tenini hissetmekten aldığı tat, neden eşsizmiş gibidir aşıksa?
ve öpmenin, öpülmenin sonsuz sayıda olmasının dileğindeki neden...?
nedir, nedendir aşk?
ve aşık olmak neden bu kadar güzel, bu kadar zordur?
ya hayatın tadı, neden aşık olunduğunda daha bi hoştur?
altı üstü bir hormonun seviye değişikliği madem...
e hormonlarına söz geçiremezki zavallı adem...
heh işte, ben de tam bu yüzden;
"gönlümü saldım çayıra, hadi mevlam kayıra" :)

bütün bu soruların cevabının olmayışıdır aşk
 ancak sezgilerle açıklanabilen bir karmaşadır aşk
 "hormon+kalp+beyin" bermuda üçgeninde bedenin kayboluşudur aşk
 tura yanından bakarsan sonsuzluğa yelken açan tam bir özgürlüktür aşk
yazı tarafından bakarsan tam bir tutsaklığa gönüllü boyun eğiştir aşk
gönlü salarken çayıra, "hadi mevlam kayıra" 
aşk, teslim olmak değildir bir hıyara.


Martı ve Kedi aşkı

not:
Sevgili Edi Birsöz'ün  şirsel yazısını 
facebook sayfasından 
(güven ve hoşgörü kredisi açtığını hissederek) 
  buraya izinsiz taşıdım.

10 yorum:

Zeyno dedi ki...

Kelime oyunlarına ne kadar düşkün olduğumu bilirsin. Kıskandım inan... "Ben yazmalıydım bunu bennnnn" dedim...:) Sayfanı komple paylaşıyorum senden izin almadan hem de...

zihni dedi ki...

Kelimelerle dans etmek her "yiğidin-güzelin" harcı değildir. Kelimelere dans ettirmek de öyle. Sen bu işin ustasısın biliyorum:)

canın sağolsun, bütün blogu kopyalayıp alabilirsin:)

Zeyno dedi ki...

Est. Bunu senden duymak çok güzel... Sayfanı paylaştım. Zaten piranha gibiler blogunu didik didik edecekler. :)

derbay dedi ki...

Mart ayına girince tek aklıma düşen, kedim Şelale.

2006 yılında henüz 3 aylık bir tazecik olmasına rağmen çiftleşmek için 2 kez 4. kattaki balkonumuzdan yola atladı.

Ölümüne yapılan bu atlayış da gözü kara bir ihtirastı...

Hey gidi.

zihni dedi ki...

ilahi derbay:))
şiirde yazıldığı gibi hormonlarına söz geçiremezse bir canlı, güvenlik önlemleri de bir işe yaramıyor:)

"şeytana uyma" sözü Mart aylarında kediler için söylenmeli:

"kediye uyma" biçiminde.

Sabahattin Gencal dedi ki...

Merhaba,
Bloglarınızı takdire değer buldum.
Düşündürürken, eğlendirirken dersler veren; akıcı, çekici olmak kolay değil. Başarılarınızın devamını dilerim.

SentiuS dedi ki...

Haa Şelale, haa ben... :)
Kaç oldu, öldüm öldüm dirildim...
Acaba 9 canlı olmayı da böyle açıklamaya çalışabilir miyiz, Zihni Hocam?? :)))

zihni dedi ki...

Sabahattin Gencal Hocam,

hoş gelerek onurlandırdınız beni:)

Blogunuzu ben de ziyaret ettim ve bir Öğretmen emeği olduğu nasıl da belli:) Böyle bir Öğretmen tarafından başarılı bulunmak inanın yeniden öğrenciliğimi hatırlattı ve heyecan duydum.

Hani fena da sayılmazdım da:)
Madem ki bir öğretmen olarak gözünüz bu blogun üzerinde, artık yazılarıma bir başka özen gösterme heyecan ve sorumluluğunu yüklendim.
Çok teşekkür ediyorum sayın Hocam.

by yazıyı size ithaf ediyorum, belki bir daha yolunuz düşerse...

zihni dedi ki...

Sevgili SentiuS,
şelale ölüp dirilmez benim bildiğim. ancak süt beyazı köpürür ve köpürse de sadeliğinden, duruluğundan birşey yitirmez.
sen hangi makamda öldün önce onu bulmak gerek yoksa bazı ölüm besteleri can sayısına bakmaz:)

SentiuS dedi ki...

Zihni hocam ben Derbay'ın kedisi Şelale ile kendimi özdeşleştirmeye çalışmıştım, "haaa Şelale, haa ben" derken...
Ama siz yine öyle güzel yakalaşmışsınız ki "bazı ölüm bestelerinin can sayısına bakmadığı" vurgunuz ile...
Ne diyeyim elinize, emeğinize yüreğinize sağlık... :)
Saygılarımla...