8.4.12

sevgi sapıklığına öfkenin melodisi

video



Yine balkon gözlemlerim... kumrular, çekirgeler ve çocuklardan sonra, bu sefer, günboyu ağlayan köpek. Köpek ve Çingene Hayriye’ye karşı  ahlak paradigması ve gitarın tellerinden dökülen avaz...

Bahar bu, şişede durduğu gibi durmuyor. İnsanın tüm duyargalarını en dinamik kıvama getiriyor. Her zaman alışageldiğimiz bir yığın  “eşekçekmez” görüngülere bu mevsimde daha “insan” bakabilme kapasitemizi artırıyor.

Doğa bize bu altyapıyı sunarken, biz doğayı kalıbıyla yutmak peşindeyiz.

Sevgi kavramı, kötülerin elinde biçimsel hale dönüştürülünce ve vahşi egolara maske olarak kullanılınca, sevgiden ağzı yananlar nefreti üflemeden içebiliyor.

Bir “hayvansever”,  insanlık düşmanı olabiliyor. Bir “hayvansever” başka bir hayvanseverin hayvansevme erdemini gasp edebiliyor. “Hayvan sevgisi” görüntüsüne modavari kalıpla önem verenler çevresinde, mahallesinde, yurdunda, dünyasında... çöplükten beslenen insanların farkında olamıyor!
“Hayvanseverlik” şöhreti medyatik tonda tozudumana katarken, işkenceyle sevgiyi ayırt edemez konuma rahatça katlanabiliyoruz!

Videoda görüleceği gibi,  ağlaması fark edilmeyen köpeğin sahibine duyarsız kalınırken, kendi doğasında yaşamaya çalışan Çingene Hayriye balkonunda “yüksek sele şarkı söylüyor” diye 155 polise şikayet edilip, uyarı cezası verilebiliyor! Ayrımcılığın daniskası buradan  gelir de....

Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan türden olan bütün hayvanlar, uyumlu bir biçimde ve türüne özgü yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme haklarına sahiptir./hayvan hakları/m:5

Akıllı, dürüst ve insaflı olmadan mutlu yaşanamayacağı gibi, mutlu olmadan da akıllı, dürüst ve insaflı olunamaz./Epikür

Hayvanlardan, hayvansevicilerine mesaj var:gölge etmeyin, başka ihsan istemez/Diogenes sözü.


4 yorum:

Nehir İda dedi ki...

Hafta sonu fena geçti dur ben akşama keyifle dinleyim.

derbay dedi ki...

"oğğğ guci guci, yerim ben seni, ölürüm ben sana" diye 'sözlü' olarak petshop'tan aldığı yavru köpeğini seven bir komşum geldi aklıma. Gerçi ona 'komşum' dememeliyim. Zira haftasonları evi terk edip gittiklerinde terasta ağlayan ve benimle göz temasında hüznünü 'havlayan' komşum bizzat o köpek.

İnsan sevgisinden para vererek canlı alır ve yine sevgisinden para vererek leopar-zebra desenli peluş yataklar, renkli kafesler, mama kapları alarak o canlıya sunar. Lakin atladıkları şey; kendilerinin günde zilyon kere ihtiyaç duydukları şeydir: o da sevgi ve saygı.

Sevgi'yi yanlış anladıkları için sevgi ve saygının kombin halinde giyildiğinden habersizler bence..

zihni dedi ki...

Bu bahar sana yaradı anlaşılan:)
izliyorsun, dinliyorsun, coşuyorsun... alemin bol olsun:)

zihni dedi ki...

Hah işte tam da bu çelişkiler beni "uzyuz" eden şeyler:)
sırtında deri ceket giyenler, boynuz için fil öldürtenler... bir de "hayvan sevmeyen insan sevmez" demezler mi!
Ajda Pekkan basmıştı böyle bir tongaya tayad'lılar ziyaretinde.