13.6.12

yaşıyoruz işte

salah özakın göndermiş.
 


Yaşam kalitesi, bir kişi ya da toplumun mutlu olma gereksinimlerinin sağlanıp, o gerekleri tüketerek, devri-daim sürecini kurmak olarak özetlenebilir.

Yaşam kalitesi, bireyin içe dönük beklentilerinin karşılanarak beslenmesinin dışında, belki de o doygunluğun bir sonucu olan, kendi dışındaki bütün yaşam çeşitlerine "duyarlılık" niteliğidir. Çevreye, gelecek güvencesine, başkalarının acılarına ve genel sorunlarına duyarlılık… bunların toplamı olan “insan olma bilinci”ne erişebilmektir.

Hayvan cinsleri arasındaki dayanışma örneklerine tanık olunca, “İnsan olma bilinci” deyişi bile aklımıza ham takılıyor.  Kaldı ki, insan davranışının vahşi bölümü hayvan vahşetini solda sıfır bırakıyor çoğunlukla.

Bu düzenin sorunsuz işlemesinden öncelikle hükümetler sorumludur. Sorunların iletilmesinden  de hükümet yörüngesinde kümelenen kurum ve kadrolar sorumlu tutulmalıdır.

Hükümetler bir toplumdaki yaşlılara aylık bağlarken ve elektrik olmayan köye buz dolabı bağışlarken, aklındaki tek şey, oy verme kadrosunu sabitlemek olduğu anlaşılıyor.

Video klipde yaşanmış olan acı gerçeklerle, şiir sözlerinin vurgusu bu tezimizi doğruluyor.

Oy gelmeyeceği kesinleşmiş sayılan insan gurubuna  acımasız davranıldığı ve yaşam kalitesine kayıtsız kalındığı sürece, hiç kimse cennet hayali mırıldanarak, duyargaları nasırlaşmış çoğunluğa oynamasın. Oynamaya devam edecekse, “insanlık erdemliliği”ne tecavüz etmesin. Kürtaj yasak olduğuna göre, asıl o zaman döller piç doğacaktır..

7 yorum:

zihni dedi ki...

Kibrit çakıyorsun karanlıkta
badem çiçeklerini görmek için
Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift
sarnıç gemisi gözlerin
…Bir iş açacaksın sen başımıza
…yangın mı olur artık, BAHAR mı?

can yücel

derbay dedi ki...

sende yaşıyorsun değil mi abisi, merak ettim

zihni dedi ki...

Yaşamı taklit ediyorum sevgili Bacım:)

Bilirsin, asıl yaşamak eğlenmektir. Bunun için yan çaba ise bir işte çelışarak para kazanmak. İşte böyle, boş zamanlarımda kapitalizme hizmet ediyorum, karşılığında yarısını alıyorum, diğer yarısı ise kapitalizmin kurumsal yapısına gidiyor.
Son iki aydır, geçici iş değişimi olduğundan, biraz yoğun çalışmaktayım. Malum, vatana evlat yetiştiriyoruz:) Yoo, vatana asker yetiştirenlerden değilim, çünkü asker öldürür, oysa bizim çocuklar bir saniye daha fazla yaşatabilmek için insanları, yoğun çaba içindeler. Biz ise onlara para yetiştirme çabası içindeyiz.
İşte böyle hayattayım. Temuz ortasından sonra asıl işime dönebilme umudundayım.

Çook çok teşekkür ediyorum:)

ayşegül dedi ki...

Bedavadan yasiyoruz iste be yoldas :)

zihni dedi ki...

Sevgili Feminist Kaymakam adayım,

"Bedavadan" ile "öylesine" yaşamak arasındaki farkı devrimciliğine havale ediyorum. Orada daha net çözülür:)

Her şeyden önce yüzünü gören cennetlik yoldaş:) HOŞ GELDİN:)

derbay dedi ki...

Anlaşıldı... kolaylıklar diliyorum
Ve aşılan zor badirelerin birgün anlam bulmasını

Devran Hatemoğlu dedi ki...

harem izle
karadayı izle