1.5.13

Alanya'da 1 MAYIS

                                                                         1MAYIS MARŞI ALANYA ÇELLO BAR MÜZİSYENLERİ


Alanya'da 1 Mayıs emekçi Bayramı 2013 öncesi yıllara göre  oldukça renkli kutlandı.
Bütün ülkemizde olduğu gibi, burada da "Kürt hareketi  barış süreci" sol ve emek kavramının gündemi  üzerinde moral ve itici güç oluşturduğunu  düşündüm.
Bu günlerde yaklaşık 200 bin kişi barındıran İlçede, 1 Mayıs emekçi bayramına katılım istenen düzeyde değildi elbette. Bu nüfusun yarısının yüzer-gezer nüfus olduğunu düşündüğümüzde ve asıl nedene,  Alanya yerli halkı üzerindeki cemaat ruhu (daha çok süleymancı) umarsızlığı eklendiğinde durum kolay anlaşılır.
 Alanya'nın egemen halkı  ya işveren konumunda ya da kiraya ev ve dükkan veren, asgari ücrette insan çalıştıran, çoğunun asgari ücreti bile parçalara bölerek kanırta kanırta ödeyen durumda olması, emek değerinin sadakaya dönük imajının  düşünsel damarını boğmaktadır.
Turizmin renkli dünyasında köle olmayı içine sindiren orta ve doğu anadolulu abazanlar bu çarkı beslerken, esnaf ve otelcilerin bu ganimeti fırsat bilmeleri anlaşılır! Anlaşılmasına da, etik, ahlak ve ticaretin ideolojik farkı burada ortaya çıkar.
Alanya'nın resmi kurumlarında (tedaş, belediye.. gibi) çalışan taşeron işçilerinin çoğu asgari ücretten fazla zırnık alamazken, en kralı bin üçyüz tl ücret alır, bunun yanında işe bağlı yol, yemek gibi ücretler bu miktarın içindedir.
Resmi bir kurum müdürünün, taşeron işçileri toplayıp uyarı yaparken, "sizin birinizi işten attığımda yerinize 50 kişi müracat eder, ona göre ayağınızı denk alın" diye tehdit etmesi feodal yapının ileri demokrasi ayağını göstermektedir. Bu işçilerin "sarı" bile olsa, Antalya bölgesinde bulunan Tesİş sendikasına  üye olmalarını önlemek için yapılan baskıları ve bundan önce çalışmak için seçilen karakterlerin kolay güdülebilir, hakkını arama bilinci olmayanlardan seçilmesi çok sıradan, kanıksanmış  bir durumdur.
Bu durumda Alanya'da 1 Mayıs emekçi bayramını kutlamak, yüksek risk almaktır ki, bu zinciri kırabilmek için en azından sol kökenli bir hükümete öncelikle ihtiyaç vardır. Sol kökenli hükümet için ise bilinçlenmiş bir emekçi çoğunluk şart. Yumurta tavuk döngüsü yine karşımızda.
Buradan çıkarılacak sonuç, sloganlardan çok, bilgi geliştirmeye ve yaymaya yönelik çalışma, sosyalistlerin asıl görevi  olmalıdır.
Günlük tayin edilmiş gündeme takılmak yerine, sosyalizmin insanlığa neler vaad ettiğini, nasıl bir insan özelliği yaratacağını anlamalı ve anlatmalı. Özellikle emek-değer ve paylaşma kavramı detaylarıyla radikal dozda anlatılmalı.
 İt ürümeli, kervan yürümelidir.

Hiç yorum yok: