9.6.13

Gezi Parkı direnişiyle Polis analizi


GeziParkı Direnişi Türküleri

Birçok ailede hem polis, hem de direnişçi bireyler vardır.
Düşünün ki, Gezi Parkı direnişine farklı cepheden bakan akrabalar, olayların her adımında karşı karşıya gelir. Akrabalar arasındaki tartışma kıvamı, tweeter ve sokaktaki sloganlar gibi "içe dönük-dışa vuruk" olmayacaktır. Birbirlerini empatik yaklaşımla anlamaya çalışacakları kesin.

Yeğenim, Üniversite eğitimli ve polis okulunda eğitimcidir. Ben de bilindiği gibi, Direnişçiler safında muhalefet, kısaca sınıfsız sömürüsüz türkiye -dünya özlemiyle kavrulanlardan....

Polislerin, öğrenci ve sendika eylemlerindeki yanlışları konusunda yeğenimi telefonla ararım, "sen polis eğitiminde hangi dersleri veriyorsun da, kendi halkına bu kadar yabancı davranıyorlar" diye yakınırım. O, polislerin de insan olduğunu, onların da hata yapabileceğini, hataların yalnızca kişisel tutumdan değil, aynı zamanda idari ve sistemsel yapıdan da kaynaklandığını söyler.

Evet, durum kısaca budur.

Kapitalist bir sistem içinde polislik mesleğinin, salt sermaye bekçiliğinden ibaret olduğu kesin. İşin bir başka yanı ise, polislerin de birer baba, ailesini geçindirmekle yükümlü olan bir insan olduğunu düşünürüz. Bu durumda ön yargıların bir işe yaramadığı görülür. Polis elbette insandır da, kapitalist sistem "insan polis"e servet kasasını ne kadar güvenebilir? Sistemin işine yarayan Polislik, hangi duygu ve refleks ile bilerlenir, birçok olayda görülüyor.

Görünenler her ne kadar faşizan saplantı olsa da, baba, eş, sevgili... gibi hayat damaları kabaranların duygularına gönül kabartmak gerekir. Daha çok yüksek eğitimli olan polisler arasında, sivil toplum raconunu unutmayanlar da var. Öz güvenlerini daha çok verilen mesleki eğitimle değil, kendi özel çabalarıyla elde ettiklerinden daha "insan" durabilmekteler. Bu yargım, yüksek eğitimli amir polisler için değildir. Kamu kurumlarında bir makama ilerlemenin raconunu ezbere biliyoruz da ondandır bu yargımız.

Gezi direnişine karşı silahlandırılan polisler, bir zamanlar ücret talepleri için toplu yürüyüş yaptıkları gibi, silah bırakıp da, "kendi vatandaşımıza silah sıkmak istemiyoruz" diyerek, amirlerine emir reddi yapsalardı, kim tutabilirdi ki onları. Onlara böyle bir durumda halk sahiplenmez miydi!

   O zaman hem polis amirlerinin, hem de hükümet üyelerinin, bu saf insancıl tutum karşısında, takiyye güçleri bile iflas eder, çaresiz hümanist damarlarını şişirirlerdi, her direnişçi gönül rahatlığıyla görevine döner, gaza ödenen dövizi, insanının refahına harcarlardı.
Yapar mıydı bunu? Hayal kuruyorum işte, parayla mı!

Gezi Direnişi ile ilgili, facebook tartışmasından iki örneği, kopyalayıp bu sayfaya taşıdım:

Polis Kürsüsü
Bu Sayfayı Beğen · Bugün, 12:30 · 




BU GÖRÜNTÜLER MÜNFERİT DEĞİL !

Emniyet Teşkilatı, Personeline sahip çıkmayacak kadar aciz değildir. Basiretsiz idareciler yüzünden, haftalardır, ARTVİN, ANTALYA, DİYARBAKIR v.b yerlerden İSTANBUL 'a görev için gelen Polisler, sokaklarda yatıyor, kalkıyor..
Polisi, normal zamanda OHAL şartlarında çalıştıranlar, OHAL zamanı da İNSAN ÜSTÜ bir çalışma performansı bekliyor.. Bu talebi de ' vatan-millet-sakarya' kılıfına sokuyor..
Hayır, Polisten profesyonellik bekleniyor ise, fedakarlık beklenemez.. Fedakarlığı, topyekün, millet olarak , devlet olarak yapmalıyız.. Polisleri, sokaklarda değil, POLİS EVLERİNDE, MORAL MERKEZLERİNDE, GEREKİRSE ÖZEL OTELLERDE konuklamak, hiç aklı selim bir POLİS İDARECİSİNİN AKLINA GELMİYOR MU?

* * *
Serkan Kara Eğer senin hakkını hükümete karşı savunacak bir resmi oluşum olan sendikan yoksa daha çook üvey evlat muamelesi görürüz.Demekki neymiş HERKES SENDİKAYA ÜYE OLSUN MUŞ

TC Sebahattin Aksoy Vatansever bir birey olarak Yazıyorum bunu. lütfen yanlış anlaşılma olmasın. şayet Görevli memur arkadaşlarımız Vatandaşa acımasızca saldırmak yerine Daha ılımlı bir yaklaşım sergilemiş olsaydı. hükümetin, Teşkilatın yapmadığını vatandaş yapar Polisine sahip çıkardı.

* * *
Zihni Örer Bu haklı şikayeti yazanı takdir ediyorum şahsen:) belki polisin canı yanmasa can yakmaz, elindeki biber gazı kutusunu bu görüntülerden sonra çöp kutusuna atardı. İ
Gezi Parkı, haklı şikayette bulunanların birleştiği yer. Buyurun oraya siz de...

Mustafa Örer Gezi parkı olayı son bulmalı artık amacından saptı eylence yerine döndü. Eylem yapıldı amacına ulaştı ama artık sonlanmalı yoksa o işinde suyu çıkacak bunu da görürsünüz bir haftaya kadar..

Zihni Örer Orada artık sanat yapılıyor. Dışardan komplo olmazsa, festival alanına dönüşecek. Bütün dünya oradaki sanatı, mizahı, espriyi, sloganı hayranlıkla izliyor. Böyle devam etmeli fazla kaşımadan...

Mustafa Örer Bitti onlar da bitti yapılan yapıldı olan oldu. Artık orası gençlerin içme dalga geçme yeri oldu. Yani bunu eyleme katılan arkadaşlarımdan bu şekilde duyuyorum onun için anlamsız artık diyorum...

Zihni Örer Canlı yayın izliyorum her karesini ve öyle zararlı tavırları engelleyen güçlü mekanizmalar oluştu. Herşeye rağmen ufak tefek aykırılıklar da olabilir. Ama bunun, ana amacı gölgelemeye yetmeyeceğini düşünüyorum.

Mustafa Örer Tv amacına hizmet ettiğini çekiyo sadece olan biten gerçekleri değil. Ben de bizzat orda olanlarla görüşüyorumki asılsız haberlere kanmayayım diye.

Zihni Örer O zaman gerçek her iki tutumun da ortasında bir yerde. Bilinen net bir şey var, o da yapılacak hata oranı devletin elini güçlendirecek. Oradaki akıllı kitle bunun farkında. Ancak, kontrolda güçlük çekebilir. Devlet bu işe taraf gibi değil de, büyük abi gibi bakarsa, çok iyi sonuçlanabilir, bu kesin.

Mustafa Örer Hayırlısı olsun türkiye için. Bu eylem ekonomi başta olmak üzere büyük zarar verdi bu ülkeye bakalım daha neler çıkacak altından...

Zihni Örer Hayırlısı olsunda aynı fikirdeyim yoldaş:) önemli olan nefretle değil de akıl ile anlama çabası ile bakmak olaya.

* * *
Bu da bir başka Polis gurubu şikayeti:

Hükümet AVM peşine düşmüş geri adım atmıyor
-Vatandaş bdp'li Sırrı Süreyya Önder'in gazıyla polis taşlıyor
-İnsanlarımız sosyal medyada dönen yalan haberlere hemen inanıyor
-Kadir Topbaş, AVM için imza attığından değil Polisin gaz sıkmasından bahsediyor
-Bülent Arınç, sanki Polis kendi kafasına göre görev yapıyormuş,emri veren kendisi değilmiş gibi gaz sıkılmasına karşı olduğunu söylüyor
-Çevik Kuvvet Şube müdürü bugün açık öğretim sınavına girecek Polise yasak getiriyor eğitim hakkını elinden alıyor
-Çevre illerden takviye Çevik Kuvvet Timleri yollanarak İstanbul'a takviye yapılırken mevcut ilin güvenliği azaltılıyor
-Günlerdir vatandaşla çatıştırılan Polisin ne çektiğini kimse düşünmüyor

ROBOT DEĞİLİZ..BİZİ İNSANLARIN ÖNÜNE ATMAKTAN VAZGEÇİN!

5 yorum:

aysema dedi ki...

Sevgili Zihni Bey,
Polis olmayan, sonradan işsiz bırakılarak mecburen polis yapılan öğrencilerim var. Geçen gün Anadolu Teknik Lise Bilgisayar bölümünde okuttuğum, sonradan polis bir öğrencimle face'den uzun uzun meşajlaştık.
"Hocam söylediklerinizin hepsine katılıyorum, bizi siz yetiştirdiniz; aşırılık yapan polisleri biz de onaylamıyoruz; ancak onlara bakarak hepimizi acımasızca eleştiriyorlar, bu bizi çok üzüyor. Polis kol'dur;beyin değildir. Onlara oy verenlere ve bize emir verenlere tepki göstereceklerine bize kızıyorlar. Kırk saattir görevdeyim." dedi.
Ben de polislerin de örgütlü olması gereğinden söz ettim. Sendikalı olurlarsa haksızlıklara onların da karşı durabileceğinden; bizi birbirimize kırdıramayacaklarından; herkesin insanca yaşayabileceğinden; hakça paylaşabileceğimizden; halk yoksullaşırken yöneticilerin dünyanın zenginleri arasında yer alamayacağından söz ettim. Bizden terörist olmaz, ancak Atatürk Türkiye'sinden de asla ödün vermeyiz" diye ekledim.
"Haklısınız hocam; şimdi göreve çıkmam gerekiyor dedi vedalaştık.Durum budur...

Zihni Örer dedi ki...

Egemen sınıfların, yoksulu bir başka yoksulun üzerine sürmesi bilinen bir şey sevgili aysema hocam. Böyle hak aramalarda araya sıkıştırılan eskiden ülkücülerdi, günümüzde polisler ve jandarmalar. Onu demek istiyorum yukarıda, eğitimli meslek birçok sinsiliği çözer gibime geliyor. Sizin de vurguladığınız gibi ve burada mesaj örnekleri bulunan polisler de durumun farkındalar ki, seslerini çıkarmaya çalışıyorlar. Sendikalı olmak bu işin bir parçasını çözer mi? Pek umudum yok ama, en azından buradaki yakınmaları da az şey değil. Onlar da bizim insanlarımız ve en azından bazıları emeklerinin sömürüldüğünün farkındalar.

TOLGA dedi ki...

yoksul halk çocuklarının birkaç seçeneğinden biri ya polis ya da asker olmaktır zihni abi. 1970'de olduğu gibi, pol-der benzeri
bir sendikanın devrimci polisleri örgütlemesi elzemdir.
sevgiyle.

TOLGA dedi ki...

1970'lerde...demek istemiştim.

Zihni Örer dedi ki...

Evet, haklısın Tolga. Aması var. 80'lerden bu yana bu neslin üzerinden silindir gibi Liberalizm geçti. O zamanın bilinci belki bundan sonra filizlenebilir mi? GeziParkı direnişiyle biraz umutlanır gibi olduk:9