16.9.16

Tarık Akan'ı sevmek


“Tarık’ı herkesin sevmesini istemem. Bazılarının sevmemesi lazım. Herkes sevse kişiliksiz olurdu zaten"/Müjdat Gezen

***

“Barış Manço "Bir kişinin adı en son ne zaman telaffuz edilirse o gün ölmüş oluyor insan. Yani fizik olarak bu dünyayı terk etmek çok da önemli bir şey değil. Nasıl olsa günün birinde hepimiz terk edeceğimiz için ve milyarlar terk ettiği için... Ama adınız anılmadığı gün gerçek anlamda bu dünyayı terk etmiş oluyorsunuz."demişti.

Tarık Akan'dan geriye bakıyorsun bir duruş görüyorsun. Peki bugün iktidara şirin gözükmek için Tarık Akan gibi adamların adını zikretmekten korkan adamları kim hatırlayacak?”/Gül Ulucan Ekmen
***
Tarık Akan'ı çok ayrıntılı tanımıyorum ama, sevmek için birkaç nedenim vardır. Öncelikle hayata ve olaylara sol pencereden bakması ilk neden.

"Sol pencereden bakmak" sömürüye, hırsızlığa, yalana talana, israfa ve ayrıcalıklı statüye karşı olmak, herkesin doğa nimetlerinden eşit fırsatlarla yararlanmasını sağlayacak düzeni kurmak düşüncesidir.

Asrımızda hayata sol pencereden bakmak, iktidar artıklarından, avantadan yaralanmayı peşinen reddetmektir. Alınterine razı olmak, haksızlıklara göz yummamaktır....

Her solcunun değişik tonlarda bakış açsı olsa da, dünyaya hükümran olan ve bütün güçleri elinde bulunduran kapitalist sınıf karşısında solcu elemenin israf olduğunu düşünüyorum. Bir ucunda komünist, diğer ucunda sol Kemalizmi temsil eden sosyal demokratlara kadar, gök kuşağı kompozisyonuyla dayanışma içinde olmak şarttır.

Yoksa, kocaman yoksul kitleyi uyuşturarak, kedine bağımlı kılarak sömürü düzenini sürdüren güç karşısında armuda saplı, üzüme çöplü demenin zamanı değildir. Sömürülen kitlenin, kendi haklarını savunan bir kitleye düşman yapılmasının şifreleri çözülmeli, kurulacak yeni dünyanın içeriği acilen saf, temiz, masum, edilgen kitleye anlatılmalıdır. Fraksiyon, etnik ve ırk çatışmaları sadece sömürü sisteminin çarkını döndürür. Halkı da cennet hayaliyle avutur…

Kendi temel haklarını savunanlara düşman, kendini acımasızca, sırıtarak sömüren bir sınıfa da dost gözüyle bakan bir halkı anlamak için bir kaşık suda boğulmak yerine, kaşıktaki suyu içerek yola devam etmek gerekir..

2 yorum:

Mehmet Osman Çağlar dedi ki...

Yarına, içeriği kısa ama benzer bir post hazırladım. Aynı görüşleri taşıyorum yoldaşım.

Zehni Örer dedi ki...

Bir ara uğrar okurum Yoldaş:)