18.9.18

3. havalanı işçi direnişi ve çarpıtmalar


3. havalimanında çalışan işçilerin hak direnişlerini yine dış güçlere bağladılar ya! Helal olsun bu lağım politikasına! Hatta Haziran Direnişi'nde itiraz edilen gerekçeleri bile dış güçlerin yönettiğini ve onların (sözde) rekabet üstünlüğünü yitirmelerine bağladılar.

Herhangi bir dış güç 80 milyonluk bir toplumun yarısını yönetecek, kışkırtacak ikna edebilecek gücü nerden bulabilir? Üstelik o kitle eğitim düzeyi bakımından öyle kolay oyuna gelebilecek, maceralara sürüklenebilecek kadar alçak değilken...

3. Havalanı inşaatında direnen içilerin çok masum, çok insanca talepleri firmanın kârından bir parça istemek değil; 6 aydır ödenmeyen maaşlarından tutun da, ulaşım servisi, yemek, yatacak yer, çalıştırma vahşeti... bit... gibi konuların artık gırtlaklarına kadar dayanmış olmasıydı. Üstelik kamu oyuna yansıltılmayan o iş kazasında onlarca (1000 kişi diyenler var) ölümlerinin yüklediği korkuları hiç bir isyan nedeni ile izah edilemezken/zihni örer

***

Haziran Direnişi'nde 3. köprü ile 3. havaalanı yapım projesine

NEDEN KARŞI ÇIKILMIŞTI?


Kuzey Ormanları Savunması, İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki ekolojik sistemi bozacağı eleştirilerinin hedefindeki üçüncü havalimanı projesine dair kapsamlı bir rapor hazırladı.

‘4 milyar dolar maliyet artışı, kaynak belli değil’

Hukuki sorunlara rağmen inşaatın devam etmesinden, ormanlık ve sulak alanlarda oluşacak tahribata kadar proje detaylarının 12 maddede incelendiği raporun ekonomik bölümlerini hazırlayan Mustafa Sönmez, projenin 16 milyar dolar olarak açıklanan maliyetinin dünya genelinde yükselen dolar nedeniyle 20 milyar dolara çıktığını, bu maliyet artışının da vergi mükelleflerine döneceğini belirtti.

Diken’e konuşan Sönmez, projeyi yapan Cengiz-Kolin-Limak konsorsiyumunun dolar artışından etkilenmeyecekleri, çünkü euro ile kredi aldıklarına savunmalarına karşı şunları söyledi: “Euro-dolar paritesinin değişmesinden ötürü 4 milyar dolarlık bir maliyet artışı var. Kamuya bunun nasıl yansıyacağı öyle bir muamma ki, bu 22,5 milyar avronun nasıl karşılanacağı bile belli değil. Resmi herhangi bir kayıt yok bununla ilgili. Projeyi yurtdışındaki kreditörlere götürüyorlar ama dışarıdan şüpheyle karşılanıyor ve bir konsorsiyum getirebilmiş değiller.”

‘Böyle projeler Türkiye’yi Yunanistan yapar’

Sönmez, maliyet artışının hazineye yansıyabileceğini vurgulayarak, şöyle devam etti: “Kredi bulunsa bile, maliyet artışlarını Hazine garantiliyor. Böylesi projeler Türkiye’yi Yunanistan yapar. Yunanistan’ın başı hep böyle hesapsız kamu yatırımları ve altyapı yatırımlarından belaya girdi. Eninde sonunda proje yapılsa bile hazineye büyük yansımaları olacaktır. Bu da vergi mükelleflerine ve halka yansıtılacaktır. Umarım buraya gelmez mevzu ama projeyi akli bulabilen bir konsorsiyum yok ortada çünkü hem projeyi şaibeli buldukları için hem de siyasi ortam nedeniyle uzak duruyorlar.”

Yıkım projesinde neler var?

Raporun açıklandığı basın toplantısında Mimarlar Odası’ndan Mücella Yapıcı, Cihan Baysal ve Prof. Dr. Zerrin Bayraktar da yer aldı.

Üçüncü havalimanının 12 maddede sebep olacağı yıkım, projeye dair hukuksuzluklar ve İstanbul’u neyin beklediği madde madde anlatıldı.

Tespitler şöyle:
1. Üçüncü havalimanı projesi, en yüksek yolcu kapasiteli havalimanından daha büyük
Dünyanın en yüksek yolcu kapasiteli havalimanı olan Atlanta Havalimanı, 95 milyon yolcu kapasitesiyle 1625 hektar üzerine kurulu. Buna göre, 150 milyon yolcuya hizmet etmesi planlanan 3. havalimanına 3 bin 500 hektar yetmekteyken proje neden 7 bin 650 hektar üzerinde planlandı?
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM), ‘Mega Havalimanının Kaderi Büyümeye Bağlı’ raporundaki büyüme senaryosuna göre havalimanının kar etmesi olanaksız görünüyor.


2. Yeni havalimanı mı yeni şehir mi?

Resmi ÇED Raporu’nun ‘Havalimanı Şehir Kompleksi’ başlığı altında, iş merkezinden kongre-kültür merkezlerine ve spor komplekslerine çok sayıda farklı birimden söz ediliyor.

Ulaşım projesi olarak pazarlanan 3. havalimanı, aslında İstanbul’un kuzeyinde inşaat sektörü için bir cazibe merkezi yaratma girişimi ve 3. köprü ve kanalla birlikte bir pakettir. Bu projelerin her biri diğerini beslemek üzere planlandı. Emlak danışmanları da, “3. havalimanının bu bölgede konumlandırılması ve Kuzey Marmara Otoyolu güzergâhının kanal üzerinden geçmesinin bölgeyi cazibe merkezi haline getirdiğini” ifade etmekte. Bölgede toplu arazi alımları ve aracılar vasıtasıyla spekülasyon faaliyetleri şimdiden tırmanmış durumda.

3. Yüzde 90’ı sulak alanlar ve ormanlarla kaplı bu özel bölge, yüzde 90’ı beton bir alana dönüşecek

ÇED raporuna göre proje için belirlenen alanın yüzde 81’i orman alanı, yüzde 9’u göl ve gölet. İstanbul’un ormanları dünyadaki 200 önemli ekolojik bölgeden biri, Avrupa’da ise acil korunması gereken 100 ormandan biri. Kentin kuzeyinde yoğunlaşan ormanlar, kentin önemli su kaynaklarını da içerirler. 3. havalimanı proje alanı toplam 7 bin 650 hektar olup, bunun 6 bin 172 hektarı ormanlık bir alan.

4. Kesilen ağaç sayısı ÇED’den ‘atıldı’, göl ve göletler ‘su birikintisi’ oldu

2013 tarihli ilk ÇED raporunda 2 milyon 513 bin 341 ağacın 657 bin 950’sinin kesileceği, 1 milyon 855 bin 391 ağacın ise taşınacağı belirtiliyordu. Ancak kaç ağacın kesileceği bilgisi, nedense ikinci ve üçüncü ÇED raporlarında yer almıyor.

İlk ÇED raporunda “Proje alanında 70 adet göl, gölet ve gölcük bulunmaktadır” ifadesi yer alırken, üçüncü ÇED raporunda bu göller ‘büyüklü küçüklü su birikintileri’ olarak tanımlanıyor. Oysa aynı ÇED Raporları bölgede bulunan Kulakçayırı’nı ‘ekolojik değeri bakımından bölge için önemli’ ve ‘balık çeşitliliği bakımından da oldukça zengin’ olarak belirtmekte.

5. Dünya susuzluk çağına girerken, İstanbul su kaynaklarını kaybedecek

Projenin sebep olacağı araç trafiği artışı, orman tahribatı ve yapılaşma dolayısıyla İstanbul’un önemli su kaynaklarından Terkos, Alibeyköy ve Pirinççi barajlarındaki su seviyelerinde azalma, ayrıca akarsulara karışacak kirliliğin de barajlara taşınması bekleniyor.

6. En önemli kuş göç yollarının üzerinde

Üçüncü Havalimanı’nın ÇED Raporu’nda bölgede 17 kuş türü olduğu iddia ediliyor, ancak ornitologlar Kuzey Ormanları içinde en az 200 türü görüldüğünü belirtiyor.

Uluslararası standartlara göre, havalimanı yapılacak yerin 13,5 km. yakınında çöp tesisi bulunmamalı çünkü bu tesisler milyonlarca kuşu cezbeder. Oysa proje alanının 6 km. ötesinde Göktürk’te, senede 3 milyon ton çöp atılan İSTAÇ’ın bertaraf tesisi bulunuyor.

7. Yer seçimi, meteorolojik engeller ve zemin yapısı: Uçuş güvenliği için riskli

Pistlerin dünyanın en sisli yerlerinden Karadeniz kıyılarına komşu olması, iniş kalkışlarda gecikmelerin yanı sıra pistten çıkma gibi çeşitli sorunlara ve tehlikelere işaret etmekte.

Bunun yanında kentin iki ana rüzgarı olan Lodos ve Poyraz’ı yandan alarak yağmurlu ve fırtınalı havalarda iniş yaparken kanat katlanması ve türbülans ile savrulmalara maruz kalma ihtimalleri uçuş güvenliği açısından ciddi riskler teşkil ediyor.

Durum böyleyken, meteorolojik değerlendirmeler proje alanına oldukça uzak olan Kumköy, Florya ve Göztepe meteoroloji istasyonlarından alınmıştır ve bölgeye dair gerçekçi bilgi içermiyor.

Proje alanının zemini sorunludur. Zeminin kendine özgü gevşek yapısı nedeniyle meydana gelecek oturmaların yanı sıra, bu kadar devasa bir dolgunun stabil hale gelmesinin olanaksızlığını belirten TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) iki önemli soruna dikkat çekmekte: 1- Sahada mevcut zemini oluşturan malzemedeki oturmalar 2- Yapılacak milyonlarca metreküplük yapay dolgudaki oturmalar

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu (İKK) 3. Havalimanı Teknik Raporu ise proje kotunun 105 metreden 70 metreye düşürülmesi sonucunda 70 metre kotundaki pistlerden iniş kalkışın mümkün olamayacağını vurguluyor.

8. Ekonomi alarm verirken Cumhuriyet tarihinin en yüksek bedelli yatırımı

Döviz artışı borç geri ödemelerinin TL maliyetini de artırdı. 2015 boyunca ödenecek 167 milyar doların banka ve şirketler üzerindeki kur zararı, bilançolarda önemli tahribatlar yaratabilecek.

Dış borç, 2014 sonunda 386,8 milyar dolar ile tavan yapmış durumda. Dövizin aşırı değerlenmesi ve artan dış borç faizleri nedeniyle, konsorsiyum tarafından 22 milyar 152 milyon avro bedelle alınan 3. havalimanının maliyeti sadece ilk 9 ayda 4 milyar dolar arttı.

9. DHMİ zarardan zarara koşuyor

Sayıştay’ın ‘2013 Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Denetim Raporu’na göre, DHMİ son 4 yılda toplam 1 milyar 328 milyon lira zarar etmiş durumda ve bu projenin altından kalkabilecek mali yapıya sahip görünmüyor. Sayıştay, DHMİ’nin işlettiği 47 havalimanından (Hakkâri hariç) sadece yedi tanesinin kar ettiğini de belgeliyor.

DHMİ’nin bu kadar büyük bir miktarı geri ödeyemeyeceği için garantinin yine dönüp dolaşıp Hazine’den isteneceğini, çünkü bir KİT olan DHMİ’nin arkasında Hazine’nin olduğunu belirtiyorlar

10. Hukuk çiğnendi

Anayasa’nın 45.56.90.63, 166 ve 169. Maddeleri çiğnendi.

‘İstanbul’un Anayasası’ sayılan ve 2009’da yürürlüğe giren 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda 3. Havalimanı’nın yapılmak istendiği bölge; orman alanı, su havzası ve jeolojik açıdan yerleşime sakıncalı alan olarak belirtilmişti. İstanbul’un kuzeye doğru genişlemesi Çevre Düzeni Planı’nın ilke kararlarına aykırı.

Sayıştay, raporunda ihalenin üzerinden 1,5 yıl geçmesine rağmen halen yer teslimi yapılamadığını vurguluyor. Yer teslimi yapılmayan projenin temeli nasıl atıldı?

Temel atma töreni sırasında havalimanını içeren imar planları askıya törenden 10 gün sonra (17 Haziran 2014) çıktı. Dava konusu edilen imar planları mahkeme sürecinde değiştirilerek hukuktan kaçırıldı.

Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği’ne aykırı olarak, havalimanının ihalesi ÇED raporu askıdan inmeden ve onaylanmadan yapıldı.

11. Kamu zarara uğratıldı: Proje başlamadan vurgun

İhale şartlarına göre deniz seviyesinden 105 metre yüksekte olması gereken havaalanının kotu ihaleden sonra 70 metreye düşürülerek uçuş güvenliği hiçe sayıldı ve tahminlere göre bu değişiklikle yaklaşık 3 milyar Euro olan dolgu maliyeti 1 milyar Euroya düşürtüldü.

Tek işlemle müteahhitlere 2 milyar Euro kazandırılarak kamu zarara uğratıldı. Yer tesliminin 1,5 seneden uzun süre geciktirilmesi, ve bugün dahi hala açıklanmamaış olması, tahminlere göre müteahhitlere 1 milyar Euro üzerinde ayrıca kazanç sağladı.

12. Talan, yağma, şaibe ve hukuksuzlukta ortaklık

Üçüncü havalimanı ihalesini alan şirketler, HES’lerden termik santrallere çok sayıda kamu ihalesinin de sahibi. Örneğin MA-PA’nın bağlı olduğu MNG Holding’in Ege’den Karadeniz’e yaklaşık bir düzine HES inşaatı var.

Yine birçok HES’i bulunan Kolin, yakın zamanda Manisa Soma’daki Yırca köyünde binlerce zeytin ağacını keserek termik santral yapmaya çalıştı. Cengiz Holding, Hasankeyf’i sular altında bırakacak Ilısu Barajı’nın yanında birçok HES ihalesine sahip.

Havuz medyası oluşturulmasından, ihaleye fesat suçlamasıyla yargılanmaya (Limak), ÇED raporlarında yanlış hesaplamalardan, projelerin etki alanındaki nüfuslara baskıya ve tacize, mahkeme kararlarını hiçe saymadan, projeler için imara aykırı yol ve köprü inşaatına, ülkenin dört bir yanındaki talan ve yağma projelerinde Konsorsiyum ortakları başı çekmekte.


kaynak

Hiç yorum yok: