25.11.10

sobeli sorgulama



mim yerine "sobe" demiştik daha önce. sobe mevsimi "soba" mevsimidir artık.

Biraz felsefe tüten sobeler (sobalar is tüter karıştırmayalım), ilgi alanıma giriyor.

Böylece,

leb demeden'e teşekkür ederek, başlıyorum. Kimsye işaret etmiyorum affola, isteyen gönüllü olarak cevaplayabilir.



En sevdiğiniz kelime:
Sevdiğim diğer kelimeler kıskanacak şimdi.
Nefret ettiğiniz kelime:
"Şşşşiit!"
Sizi ne heyecanlandırır:
Bütün ilkler
Heyecanınızı ne öldürür: 
Patinaj türündeki tekrarlar.
En sevdiğiniz ses: 
Kadın sesi, su sesi, para sesi.
Desem de bu işin esprisi,
Gürültüyü çıkarsanız bütün seslerden,
Budur kulak ve ruhumun melodisi.
Nefret ettiğiniz ses: 
Marş marş
Hangi mesleği yapmak istemezsiniz: Kaldırım mühendisliği.
Hangi doğal yeteneğe sahip olmak istersiniz: ölüm tarihimi bilerek ve isteyerek ve severek ve heyecanla, kendim belirleyebilmek.
Kendiniz olmasaydınız kim olmak isterdiniz:
“To be or not tobe, so all this subject.
ilk cümledeki gibi
Nerede yaşamak isterdiniz: onuncu köyde ve bu dünyada, ekonomik, sosyal, insan hakları, hukuk mukuk gibi bütün insani değerleri kirletenlere, sabıkalı oldukları için kesin vize koyardım.
En önemli kusurunuz:
Hangibirini saysam ki, hepsi birbirinden önemli mübareklerin.
Size en fazla keyif veren huyunuz: sessiz-sesli-yazılı-öfkeli ve melodik düşünmeye çalışmak.
Kahramanınız kim:
Kahramn-sızım.
En çok kullandığınız kötü kelime: vayy! Senin var ya…(orda kalır)
Şu anki ruh haliniz:
sevgilisi tarafından çayının şekerinin karıştırılmadığı günü yaşayan birinin ruh hali....
Hayat felsefenizi hangi slogan özetler:
adalet-mantık-sorumluluk-dürüstlük-verimliik
Mutluluk rüyanız:
anca rüyanda görebilirsin denilen şey mi?  Eh, öyleyse görelim:dışarıdan sataşmaların ve dalaşmaların bozamayacağı bir sosyalist toplumda yaşamak.
Sizce mutsuzluğun tanımı:
onursuz ve hak edilmemiş bir yaşam biçimine düşmek ve ona alışmak.
Nasıl ölmek isterdiniz:
Menüleriniz lütfen? Ha, benimki acısız olsun, yanında bir de susuz ayran ve bir de müzik (cenaze marşı değil)
Öldüğünüz zaman cennete giderseniz Allah'ın size ne söylemesini isterdiniz: “Ey kulum, Artık kendimi esrarengizlikten çıkarıp, insanlara çin işkencesi yapmaktan vaz geçiyorum , artık var mıydım yok muydum tartışmalarına son veriyorum, o esrarengiz mucizelerimi bütün kullarımın gözünün önüne sereceğim. Bunları beceremezsem intihar edeceğim”

10 yorum:

Zeyno dedi ki...

Hocam sorular çok kazık. :) Bazı cevaplarımız benzer çıktı.

aysema dedi ki...

Sevgili Zihni,
Alanya'yı kapadınız mı nedir, bayramda hele de... Tüm çarşı kapalıydı. Hiç bu kadar ıssız olmamıştı. Ama her zamanki gibi Alanya çok güzeldi.Şanslısınız. Tüm sahiller bizimdi. Her gün denizinize girdik, yazdan da iyiydi.Sevgiler...

Ebru dedi ki...

Keyifli olmuş yanıtların:)

zihni dedi ki...

Zeyno,
hangi cevaplarımız benzer, nerde yazdın? Blogunda göremedim de? Yoksa içinden geçenleri mi kastetmiştin?
Benzer düşünmek güzel:)

zihni dedi ki...

Aysema Hocam,
Alanya evet Bayramda öyleydi, Ne tesadüf, 3. günü biz de girmiştik denize. Birkaç da kumsal yürüyüşü yaptık her bu mevsimde yaptığımız gibi:)
"şanslıyız" da, yaşanan güzellikler bir süre sonra ilk heyecanını yitiriyor birazcık. Ancak dışardan bir misafir gelirse ya da biz geziden döndüğümüzde canlanıyor güzellikler tekrar.
Sevgi ve saygı bizden sevgili Hocam:)

zihni dedi ki...

Ebru,
sağolasın, özletiyorsun kendini ve bunun da farkındasın değil mi?
Biliyorsun buralar sesli düşünme ve çözümleme mekanı:)

Zeyno dedi ki...

Yok yok bloğumda yazmadım. İçimden geçenler. :)

Ebru dedi ki...

ben de özlüyorum 10 günü geçti evde bilgisayara dokunmayalı iş yorucu ev yoğun olunca vakit ayırmakta zorlanıyorum

zihni dedi ki...

Zeyno,
aynı sorularla seni "mim"lemediğime
pişman oldum şimdi:)

zihni dedi ki...

Ebru,

belediyede çalışan birine sormuşlar,
"yaşın ilerliyor artık, ne zaman evleneceksin"?"

"belediyenin işleri bitince" demiş.
"desene bu gidişle evde kalacaksın":)

İş bitmez asla ve kendine ayıracağın zamandan, gereğinden fazla özveride bulunmamalısın.
"tembllik hakkı" da asıl haklardan ya.