4.11.12

önemli olan söyleyebilmek değil derinden sevebilmektir



masumlar
kaçakkova Burhan Sönmez’in Masumlar Romanı’nı akademik dilde eleştirmiş. Onun üzerine burada fazla söz etmek istemiyorum. Bu merak ile,  Onur Caymaz’ın Gece Güzelliği ve Sanki Yarın Nisan kitabına ek olarak,  İdefix siparişime  bu romanı da ekledim.  

Kitaplar okundu, ben bir süre daha eski ben olamayacağım.
“Önemli olan şey doğada olup biteni yorumlamak değil, onu canlı lehine değiştirmektir” gibi söz eden K.Marks’ın Kapital’inin birinci ciltine, dört ay önceki  kaldığım yerden devam edecek pozisyon arıyorum. 
                 * * *
Önemli olan sevgiyi yorumlamak ve sevdiğini söyleyebilmek değil, derinden sevebilmektir.
Masumlar bir bölümünde  bunu kanıtlıyor.
Okunacak bir kitabın ilk ve son cümlesini merak ederiz ya en çok. Ön yazısı, arka kapak yazısı, rast gele seçilmiş sayfalardan aklımıza takılan cümleler... o kitaba para verip okunmayı hak edip etmeyeceğini test ederiz. Sevgili kaçakkova söz edene kadar, Burhan Sönmez'i politikacı kimliğiyle tanırdım. Aynı politikanın gönüldaşı olsak da, romancı kimliğiyle bir başka etki bıraktı değer ölçülerimde.
Sözü fazla uzatmadan,
 Masumlar'ı ".." tırnak içine alan ilk cümlesi:
“Benim vatanım çocukluğumdu ve ben büyüdükçe uzaklaştım ondan, uzaklaştıkça da o büyüdü 
içimde.”

Ve son sözleri:
-Feru:-Tawo, ben  ‘sır kitabı’mda şiir falı açarken ortak geleceğimizi görmüştüm.
+Tawo:Bana bundan söz etmedin.
-Zamanı gelince söyleyecektim.
+Yıllar önce okuduğum bir roman vardı, kendimi onun içindeymiş gibi hissediyorum.
-Nasıl bir roman?
+Bir adam bir kadına aşık, ama duygularını açmaya korkuyor.
-Hiç mi dile getiremiyor duygularını?
+Adam bir gün cesaretini topluyor ve kadına aklının korktuğu ama kalbinin istediği şeyi söylüyor.
-Kadın ne yapıyor?
+Bu değil önemli olan romanın sonu.
-Romanın sonunda ne oluyor?
+Kadın canına kıyıyor.
-Demek ki seviyor.
+Seven herkes ölüyorsa, seni bundan uzak tutmak isterim Feru.
-Bunun tek yolu susmak mıdır?
+Aklımın korktuğu ama kalbimin istediği şey…
-Sus ve öp beni. Hep bu anı bekledim. Bir daha öp beni.
Sessizlik olur.
Sesszilik devam eder.
Bir tren sesi yavaş yavaş uzaklaşır.

Bir yazarın içinde şairlik ve filozofluk yoksa, altı çizilecek cümleleri de yoktur.

7 yorum:

ali zafer sapci dedi ki...

Tanıtım için teşekkürler.

kacakkova dedi ki...

bazi kitaplar isliyor insanin icine...cümlelerinin ve hikayesinin sanki ilk anlamlarinin ötesinde baska anlamlari var,o siziyor icimize ya da bir atmosfer olusturuyor ve icine aliyor bizi...
muhabbetle...

zihni dedi ki...

Alizafer,
sevgi ve selam:)

zihni dedi ki...

90'lı yıllardı.
Aile dostumuz, ağabimiz Çetin Yiğenoğlu ile "kitap okuma sanatı" üzerine sohbet etmiştik.
Bir kitabı popüler yapan etkenler üzerine kritik yapmıştık. Korsan-ucuz yayınlardan başlayıp, konu seçimine, dil kurgusuna, kırmızı ve yeşil noktalı konulara uzanan nedenler üzerinde durulmuştu. (Kırmızı nokta erotizm, yeşil nokta din-inanç öyküleri).

Şimdi düşünüyorum da, kitapta kullanılan dilin bir de melodik yanı var. Buna romantizm dili de diyebiliriz. Romanın romantizm dili:)
İnsan temel ihtiyaç hiyerarşilerinden en az 2. basamağı atlamışsa, hayatın estetik ve romantizm yanını, keyfine harç yapmaktan kaçınamaz... uzun hikaye sevgili kaçakkova:) sen yaz biz düşünelim. Ve ardından metabolizmamız tavan yapsun böyle seçtiğin kitapları okuyarak. Hiç olmazsa hayatın güncel pürüzlerini üstten aşabiliyoruz bu ruh haliyle:)

felsefespri dedi ki...

Eğer bölüm kitaplarından başımı kaldırabilirsem bu değerli esere başlayabilirim. Böylelikle daha nitelikli bir sohbet kaçınılmaz olur.

Zihni örer dedi ki...

"bölüm kitapları"?
sanırım öğretmensin. biraz açıklama yap da allah aşkına sevaba gir:) merak etmeye başladım şimdi. uzaydu@gmail postasına da atabilirsin.

felsefespri dedi ki...

Sevap mı? Yanlış yerden tuttun şimdi :) Benim sevaba ihtiyacım yok ki? Aman sevgin için açıklama yapabilirim. Sevgine ihtiyacım var Yoldaş.

Mimar Sinan'lı bir devrimciyim :) Fen-Edebiyat FELSEFE... Kod adım: Eren!

Dur bir de mail atayım :)