24.5.18

bilgiyi bilekten güçlü kılan alıcısıdır




Muharrem,  heykel yapacağı kocaman mermerden bir parça koparmak için çekiçle tık tık vuruyordu.
 Onu seyreden Erdoğan balyozla yıktığı eski duvarları hatırladı.
Muharrem’in bu nazik vuruşlarını izlerken dayanamadı, usulca yaklaştı; elindeki çekici kaptığı gibi, mermere hızlıca bir darbe indirdi. Döviz fırladı, tl. yere düştü. Kahraman edasıyla sanatçıya dönerek:
 "bak öğretmen efendi, sen bu taşı 99 çekiçte kıramadın, oysa ben tek vuruşta kırdım. Gel bana, ders vereyim sana" dedi.

Muharrem, Erdoğan’ın yüzüne baktı, gülümseyerek:
“usta, ordan bakınca öyle görülüyor da, gerçek öyle değil” dedi.
“Nasıl öyle değil Hoca, gözünün önünde kırdım ya?”

"Usta, bazı şeyleri gözle göremezsin, hesap kitap ve toplamda diploma şart.  Oysa sen hesapsız ve öfkeyle vurdun, heykeli ortadan ikiye çatlattın.
Kaldı ki bu ucube parçayı kıracak olan son darbe değil, ondan önceki İNCE vuruşların toplamı olacaktı"./zihni örer

Hiç yorum yok: